Aslankara ve Ömürdeğer Üstüne (Cahit ARMAĞAN)

Sevgili Sadık, mektuplar unutuldu mu gerçekten. Gençlik yıllarımızın mektuplarının, hani şu “edebi mektup” türü içine sokulup yayımlanmış mektupların, düş ve düşünce dünyamıza bıraktıkları tadı bugün de duyumsarım. “Tadı damağımda” denir ya, o tadı özlerim, o tat, insan içtenliğini, kıskançlıktan, toplumsal oluşumda yer edinme, orada görünür olma şeytanlıklarından uzaklığı, dostluğu simgeler. Kaç yıl geçti sevgili Sadık, yarı insan ömründen biraz...

Glug İle Okumaya Dalmak (Melisa UNAT)

Online çocuk kitapçısı olarak 2007’den beri hizmet veren ve 2013 yazında yayıncılık hayatına başlayan Kipitap Yayınları; okuyucuları tarafından çok sevilen ilk projesi Broca Sokağı Hikayeleri’nden sonra ikinci kitabıyla, üstelik bu sefer orijinal bir hikayeyle, yine karşınızda.   “Acemi Köpek Balığı Glug” ismini taşıyan ve ana okulu çağındaki çocuklara seslenen kitap; su altının renkli dünyasını eğlenceli çizimler ve matrak bir öyküyle...

Hiçbir Yere Gitmez Babalar… (Funda DEMİR)

Aslında çok şey istemezdik biz de dünyadan… Okula girerken ağlamamak,  kışın bile dondurma yiyebilmek, annemizi öpmek ve oyuncaklarımızla oynayıp çizgi film izlemek dışında... İlk kez yedi yaşında tanıştım savaşla. Şimdi ki gibi çocukları koruyan aileler yoktu 90’lı yıllarda. Gözümüzün önünde kurban kesilip kanı alnımıza sürüleli birkaç ay olmuştu ki; televizyon da Bağdat’a düşen bombaları gördük. Gaz maskemiz olmadığı için korkardım. Savaş...

Meryem Ana Bizi Putin’den Kurtar! (Tuğba KAZANCI)

Güldünya Yayınları, Yoko Ono’nun Meşe Palamudu’nun ardından kadınlardan oluşan Rus punk grubu Pussy Riot’la ilgili bir derlemeyle yayın hayatına devam etti. Grubun mahkeme savunmalarının, şarkı sözlerinin, haklarında yazılanların yer aldığı derlemeyi ABD’nin önemli feminist yayınevlerinden Feminist Press yapmış. Kitabı elimde gören bir arkadaşım, “Acaba politik kitaplar da basacaklar mı?” dedi. “Orada dur,” dedim. Putin’in canına okumuş bu kadınları...

Adım Adım Beyoğlu (Başak BAYSALLI)

Kitap, Yelda Türedi’nin şu cümleleriyle karşılıyor okuru:  “Yitip gitmiş bir kültürün kitabı değil bu; daha ziyade bugün yaşadığımız hoşgörü ve özgürlükle yoğrulmuş Beyoğlu kültürünün köklerini, nasıl geliştiğini ve buraya nasıl vardığımızı anlatıyor. Pera artık yok, Grand Rue de Pera da. Ama İstiklal Caddesi var, Beyoğlulu olmak var. Ne balo salonları, ne barlar, ne de birbirinden güzel taş binalar işin özü, bundan fazlasından bahsediyoruz;...

“Hayal Gücü İktidara” ve Sinema (Hakan TANITTIRAN)

Nejat Suphi Ağırnaslı’yı İŞİD gericiliğinin saldırısı altındaki Kobani’nin savunulması sırasında kaybedişimizin üzerinden sadece haftalar geçti. Onu tanımayanlar Nejat’ı ölümünün ardından bıraktığı mektubuyla tanımaya çalışıyor. Aslında Nejat tercih ettiği yaşam ve tercih ettiği ölüm ile kendini tanıttı herkese. Bir devrimci militan olarak ölüme yürüyüşünün arkasında kendini geliştirme çabası, sanat ve edebiyattan siyasete kadar pek çok konuya...

Seyirci Filme Nasıl Dâhil Olur? (Hasan AKBULUT*)

Film araştırmaları alanında Türkçede yayımlanan kitaplara, geçtiğimiz aylarda bir yenisi daha eklendi. Başlığındaki Film Kuramı adı, okura sıradan ve de didaktik görünebilir. Oysa, Duyular Yoluyla Bir Giriş alt başlığı, meraklı okuru çekmeyi başarıyor. Hakkını teslim etmek gerekir ki, son yıllarda sinemayı, filmi felsefi, politik, toplumsal kavramlarla ilişkilendiren nitelikli kitaplar yayımlandı ya da dilimize çevrildi. Film Kuramı: Duyular Yoluyla...

“Bir Film Güncesinden Daha Fazlası” (Mehmet ÖZÇATALOĞLU)

Doktor, yazar, sinemacı… Kimlikleri çoğaltılabilir fakat bu üçü bile onu anlatmaya yeter sanırım. Bilenler tahmin etmiştir, sözünü ettiğimiz kişinin Ercan Kesal olduğunu.  Geçtiğimiz yıl Peri Gazozu ile yazar kimliğinden uzunca bir süre söz ettiren Kesal, “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminin güncesi ile okurlarını selamlıyor. İthaki Yayınları tarafından yayımlanan “Evvel Zaman” bir film güncesinden de öte aslında. Bir filmden daha fazlası. Sunuş...

Sinema Kadın Mekan (Gül YAŞARTÜRK)

Serazer Pakerman’ın St Andrews Üniversitesi’nde yazdığı doktora tezinin kitaplaştırılmış hali olan Film Dilinde Mahrem, Deleuzeyen kavramların anlaşılamama derdini ortadan kaldırıyor, bunu da kuram ve analizi birleştirdiği film örnekleriyle yapıyor. Yazar farklı ülke ve dönem filmleri arasında akrabalık kurmasının yanında hafıza, hareket ve sınırlar başlıkları altında ele aldığı kadın karakterleri de adeta tek bir öykü çatısı altında birleştiriyor....

Tüm Filmler İdeolojik Sosyokültürel Anlamlar İçeriyor (Aysel SAĞIR)

Sadece film izleyicisi olmak, sinemaya dair birçok anlamı da dışarıda bırakıyor. Belki de sadece izleyici olmaktan kaynaklanıyor bütün sorun. Yani sinemanın izleyici tarafından sadece tüketimi, sinemanın da çoraklaşmasına neden olma riskini de beraberinde getirebiliyor. Bir yedinci sanat olan sinema, tıpkı bir kitap gibi tüketicisi/izleyicisi tarafından yeniden üretilerek, boyutları genişleyen bir yapıya sahip. Bu yüzden sinema, -her ne kadar kolay...

Bir Sezonun Anıları (Tezcan TOPAL)

Baştan söylemek gerekirse bu kitapta futboldan çok gezi yazıları, yemekler ve anılar okuyacaksınız. Aslında böyle olması kitabın okunabilirliği açısından belki de daha iyi olmuş. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olarak Alp Eralp’in Fenerbahçe Seyahatnamesi 34’te 34’ü okumak, benim de izlediğim ortak maçları Eralp’in gözünden tekrar hatırlamak güzel bir deneyim oldu. Alp Eralp ile bundan 1-2 ay önce, Kadıköy’de tanışmıştım. Yitik Ülke Yayınları’nın...

Uyumun ve Asiliğin Birlikteliği (Tolga ARAS)

Geçtiğimiz yaz, şirin bir Ege köyünde, sabahın köründe fotoğrafını çekmek için karşısına dikildiğim keçi beni epey uğraştırınca önce kızmış sonra da bu tavrın nereden geldiğini düşünmeye başlamıştım. Aslında bu anlattığım, onlarla ilk yakınlaşmam değildi. Daha evvel, bir kış vakti Dalyan'da, kaya mezarlarının hemen etrafında gördüğüm iki tanesi beni peşinden sürüklemiş, kralları da antik kenti de unutup fotoğraf makineme davranmıştım. Neyse ki...

Bir Medya Polisiyesi (Cem DERİNDERE)

“Boruotu Cinayeti”, Ayvalık’ta işlenen faili meçhul bir cinayeti anlatıyor. Bir polisiye olduğu kadar bir medya romanı. Kahramanı bir gazeteci: Editör “Ufuk Lodos.” Yazarı Barış Soydan, Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığı Sabah gazetesinden bu yılın başında atılmıştı. “Boruotu Cinayeti”nin, yazarın medya serüveninden izler taşıdığı açık. Roman, KCK ve Ergenekon operasyonlarının gerçekleştiği günlerde geçiyor ve editör “Ufuk Lodos”un gözünden kamuoyunun...

‘Götürülmeyi’ Beklemek (Ersoy SOYDAN)

Edebiyat camiası dediğimizde akla ilk olarak büyükşehirler, hatta şimdilerde yalnızca İstanbul gelir. Taşrada yazıp, çizmeye devam eden; üstelik düzenli bir şekilde eser vermeyi sürdüren yazarların sayısı ise bir elin parmaklarını geçmez. İşte bunlardan birisi de Batmanlı yazar Yavuz Ekinci. Ekinci Batman'da yaşayarak, Batman'ı yazıyor, o yüzden romanlarının kahramanları da, örgüsü de son derece sahici oluyor. Batman deyince oturup bin kere düşünmek...