Burjuvanın Edebi Yolculuğu (Doğuş SARPKAYA)

Roman sanatının edebiyatta hegemonyasını sağlamasıyla kapitalizm gelişimi arasındaki bağ sürekli vurgulana gelmiştir. Lukacs, Roman Kuramı’nda epiğin yerine romanın geçişini ünlü “roman Tanrı’nın terk ettiği bir dünyanın epiğidir” cümlesiyle gözler önüne sermişti. Bakhtin, şiirde “sözcüğün doğal diyalojikleşmesi sanatsal kullanıma koyulmaz” diyerek şiirin toplumsal gerçekliği yansıtmada yetersiz kaldığını belirterek, romanın egemenliğinin tarihsel...

Kayıp Oyunların Sarı Kumpanyası (Samet KARADENİZ)

“55 milyonluk bir ülkede yalnızca 30-35 tane tiyatro varsa, o ülkede tiyatro yok demektir” diye seslenmiş Metin Akpınar, 24 sene önce kaydedilen Dün Bugün oyunundan. Geçen seneler içinde Türkiye’de tiyatro daha da fazla zelzeleye şahit olmuş. Tiyatro sayısı giderek azalmış ve niteliği günden güne değişime, hatta birçok yönden yozlaşmaya uğramış. Birçok tiyatro salonu kapanmış, yıkılmış, otopark veya AVM yapılmış, tiyatro toplulukları teker teker...

Gözden Yiten Şiirlerin İzinde (Güncel VARA)

Edebi türlerin her birine dair, bulanık ya da açık tanımlara çeşitli kaynaklarda rastlamak mümkün iken, sıra bu türlerin okurlarını anlamaya, onların eğilimlerini açıklamaya geldiğinde yaşanan zorluklar hayli uzun zamandır edebiyat dünyasının gündeminde. Bu zorluklar, edebiyat eserlerinin var oluşuyla ilgili önemli bilgilerin ortaya çıkarılması için incelenmeye değer. Sözgelimi, Umberto Eco’nun denemelerinde yer alan, 1992-1993 yılları arasında,...

Cihangir Kedileri’nin Peşinde (Fethi YILDIRIM)

Tuhaftır, bir öznenin vasıflarından/uğraşlarından bahsedilirken, bahsedilen kişinin aynı zamanda “şair” oluşu sohbetin yahut yazının sonuna eklenir. Şiirin yahut şairliğin, diğer vasıfların yanında küçümsenişinden midir bilinmez, bazen şunu işittiğimiz dahi olur : “Şiir de karalıyor arada, şairliği de var bütün bunların yanı sıra”.Şiirin, diğer sanatların, uğraşların yanında “hepsinden öte” başlığıyla sunulması gerektiğine inanan biri olarak, Yıldırım...

“Bütün Yapıtları” Kitabıyla Öldürülmek (Emre ÜTÜKLER)

Gittikçe ticarileşen kitap endüstrisinin olumsuz etkileri edebiyatımızın her alanında kendini gösteriyor. Varlığımızın en önemli aşı kitaplar bozuluyor önce, sonra her şey. Kitapçı dükkanlarında görülüyor kıtlık ilkin, sonra her yerde. Bu kıtlıktan en az etkilenen tür, diğerlerine göre daha ticari bir tür olan roman. Öykü, deneme ve inceleme kitaplarında etkisi önemli derecede hissedilen bu kıtlıktan en çok etkilenen ise şiir kitapları. Ne yazık...

Son Tiryaki veya Bilimkurgu Türkiye'de Neden Tutmadı (Arman BOZACI)

Zamanımın önemli bir kısmını ODTÜ Fantezi ve Bilim-Kurgu Topluluğu’na (BKFT) ayırdığım üç yıl boyunca,  topluluk odamızda bilim-kurgu edebiyatıyla ilgilenen az sayıda arkadaşımla Isaac Asimov, Robert Heinlein, Arthur C. Clarke, Stanislaw Lem, Ray Brandbury ve bilim-kurgu edebiyatının diğer babaları üzerine sıkça tartışırdık. Genelde kısa süre içerisinde hararetli sidik yarışlarına dönen, herkesin favori yazarının üslubunu ve tasavvurunu övdüğü...

Baskısı Olmayan Kitaplar

Edebiyat tükenir mi? Ya kitaplar? Elbette hayır! Hiçbir iktidar tüketip yok edemeyecektir edebiyatı ve kitapları. Büyük diktatörlerin bile yok edemediği kitapları; günümüzün iktidarları ticaret, teknoloji ve sermaye de yok edemeyecektir. Tüketim çılgını bizler, “insanı” tüketiyoruz çok-satarlarla. Kitaplar ise binlerce yıl sonrasına bile seslenebiliyor; yakılsalar, yerin yedi kat dibine gömülseler, hatta yok edilseler bile… Kitaplar bizlere muhtaç...