Ne Çeviriyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ne Çeviriyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ne Çeviriyor? Soner Torlak (Utku ÖZMAKAS)

John Cowper Powys’un 1915 tarihli “Visions and Revisions” adlı edebiyat eleştirisinin çevirisini bir arkadaşımla birlikte henüz tamamladık.

Bu aralar NotaBene Yayınları’na Michael Lebowitz’in son kitabı “Reel Sosyalizmin Çelişkileri: Yöneten ve Yönetilen”i çeviriyorum. 21. yüzyıl için sosyalizm olarak adlandırdığı geleceği kurma projesinin temelinde devrimci bir “öz-yönetim” pratiğinin yattığına inanan Lebowitz, “Kapital”den başlayarak ve Reel Sosyalizm deneyimini kat ederek, geleceğin bugünden kurulması gereken sosyalist toplumunda halk katılımı, öncü parti ve demokrasi kavramlarını masaya yatırıyor. Özellikle Hugo Chavez’in ölümünün ardından başta Venezüella olmak üzere Latin Amerika’nın sol popülist iktidarlarının nasıl bir yol izleyebileceğine ilişkin önemli bir tartışma.

Diğer yandan Phoenix Yayınevi’ne yakın zamanda Michael Mann’ın “İktidarın Tarihi”nin dördüncü cildini çevirmeye başlayacağım. İlk iki cilt yakın zamanda yayınlanmıştı. Mann’ın kendine özgü bir toplumlar tarihi okuması var, oldukça yaratıcı ve iddialı. Açıkçası bana heyecan veren bir çeviri olacak.

Ne Çeviriyor? Ümit Hüsrev Yolsal (Utku ÖZMAKAS)


Maurice Bloch’un Ritüel, Tarih ve İktidar (Ritual, History and Power, Berg, 2004) adlı kitabını Dipnot Yayınları için çeviriyorum. Adı geçen kitap aslında Maurice Bloch’un son on beş yıl içerisinde farklı tarihlerde yayımladığı ve geçerliliğini halen koruyan dokuz makalesinden oluşan bir derleme. Zaten yazarın kendisi de kitabın önsözünde amacının kısaca farklı yerlerde yayımlandıkları için kolaylıkla ulaşılamayan makalelerini bir araya toplayarak onları yararlanılabilir kılmak olduğunun altını çiziyor.

Öte yandan Bloch’un, makaleleri aracılığıyla yapmaya çalıştığı şey, Madagaskar halkları, özellikle de Merinalılar odaklı etnografik ve simgesel çözümlemeler eşliğinde, kitaba da adını veren, ritüel, tarih ve iktidar olmak üzere üç önemli kavrama ilişkin düşüncelerini sergileyip yeni tartışmalar başlatmaya çalışmak. Dolayısıyla kitaptaki makaleler, birbirleriyle bağlantılı ve birinin savı çoğunlukla diğerinin savının devamı niteliğinde. Bu durum doğrultusunda makaleler de belirli bütünlük sergilemekteler.

Bloch’un dili yer yer çetrefilleşse de, çözümlemelerinin çekiciliği ve ritüellere ilişkin betimlerinin akıcılığı çevirmeni bu zorlukları aşması için teşvik ediyor.

Ne Çeviriyor? Akın Terzi (Utku ÖZMAKAS)


Şu sıralar Metis Yayınları için Erik Orsenna’nın Sur la route du papier adlı kitabını çeviriyorum. Orsenna’nın daha önce Pamuk Ülkelerine Yolculuk adlı kitabı Sosi Dolanoğlu’nun güzel Türkçesiyle yayımlanmıştı. Çevirdiğim metin, bir bakıma bu kitabın devamı niteliğinde. İkisi de “Küreselleşme Üstüne Küçük Elkitabı” altbaşlığını taşıyor. Orsenna ilk kitapta dünya çapında bir “pamuk yolculuğu”na çıkmıştı. Bu kitaptaysa kâğıdın peşine düşmüş. Dünyanın dört bir yanını dolaşarak, kâğıdın kadim serüvenini, hangi üretim aşamalarından geçtiğini bir bir anlatıyor. Orsenna tam anlamıyla nevi şahsına münhasır bir yazar: Öyle bir kitap yazmış ki hem bir seyahatname hem de “kâğıt” aracılığıyla küreselleşmeyi anlatan çok zevkli bir deneme gibi okunabiliyor. Bu bakımdan çok ilginç bir okuma deneyimi sunuyor diyebilirim.

Tabii bütün bunları okur gözüyle söylüyorum. Çevirmen gözüyle Orsenna belalı bir yazar. Gayet ironik ve mizahi bir üslubu var. Böyle bir üslubu Türkçeye aktarmak zorlu bir iş. Diller/kültürler arasında aktarması en güç unsurlardan biri mizahtır herhalde. Ama bunları hayıflanmak için söylemiyorum. Çeviriyi zevkli kılan şeyler bunlar. Çevirinin bu tür yönleri olmasaydı, zevksiz, hatta sakil bir uğraş olurdu.  

Ne Çeviriyor? Süha Sertabiboğlu (Utku ÖZMAKAS)

İş Kültür Yayınları için Peter McPhee’nin Robespierre adlı biyografisini çeviriyorum; 27 Mart’ta teslim edeceğim. Daha önce, yine İş Kültür Yayınları’nın biyografi dizisinden yayımlanan Martin Gilbert’in Churchill ve Graham Robb’un Rimbaud biyografilerini çevirmiştim. Ama bu metin beni daha çok zorladı. Bunun ilk nedeni, yazarın biraz ağdalı dili. Bir biyografi metninde biraz ağır ve yorucu gelebilecek uzun ve karmaşık cümleleri, anlamını değiştirmeden olabildiğince kısaltmaya, bazen bölmeye, anlatımı sadeleştirmeye çalışıyorum. İkinci zorluksa, günümüzde benzeri kalmamış siyasal, yönetsel ve toplumsal kurum ve kavramlara karşılık bulmak. Bunun için araştırma yapmam gerekiyor. Örneğin, Devrim öncesi Fransa’nın bazı kentlerinde, yerel bir parlamentoya benzeyen, ruhbanlar, aristokratlar ve kentli seçkinlerden temsilcilerin oluşturduğu, İngilizcesi “Estates” olan kurum için “Zümreler Meclisi” karşılığını buldum.

Kısacası, Fransız Devrimi’nin dehşetle dolu kaosunu ve baş aktörünü tanıtan bu çok yararlı ve değerli metni Türk okurlar için daha kolay okunur hale getirmeye çalışıyorum.

Ne Çeviriyor? Yiğit Yavuz (Utku ÖZMAKAS)

Şu anda İletişim Yayınları için Vladimir Nabokov’un “Pale Fire” (“Solgun Ateş”) adlı romanını çeviriyorum. Zor okunan, zor çevrilen bir eser. Ülkemiz edebiyatına en önemli yansıması, Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” romanıdır bilindiği gibi. Atay’ın bu romandaki biçimi alıp, “Tutunamayanlar”da aynen kullanması, tartışma konusu olagelmiştir. Öte yandan, Yaşar Günenç’in yaptığı ve 1994’te Yaba Yayınları’ndan çıkmış bir çevirisi var “Solgun Ateş”in. İyi niyetli bir çabanın eseri olan, fakat o günün imkânlarıyla hayli yetersiz kaldığı söylenebilecek bu çevirinin, sıfırdan, bir kez daha yapılması gerekiyordu. Bu yeni çevirinin ülkemiz açısından çok gecikmiş olduğu da gerçek. Bilhassa Batı dünyasındaki ve Rusya’daki okurlar ve edebiyat uzmanları, yıllar yılı sözcük sözcük, cümle cümle inceleyip adeta didik didik ettiler “Solgun Ateş”i. Bu tartışmalar ve çözümlemeler, artık internet çağının sunduğu yeni olanaklar sayesinde elimizin altında. Söz konusu olanaklardan mümkün olduğunca faydalanarak, edebiyat âşıklarının sabırsızlıkla beklediği Nabokov’un bu çok önemli eserini dilimize kazandırmanın gayreti içindeyim.

Ne Çeviriyor? Barış Yıldırım (Utku ÖZMAKAS)

Şu anda Dipnot Yayınları için Cengiz Güneş’in Essex Üniversitesi’nde hazırladığı doktora çalışmasını çeviriyorum. İngiltere’de Routledge Yayınları tarafından “Kurdish National Movement in Turkey: From Protest to Resistance” başlığıyla kitaplaştırılan tez, 1960’tan günümüze uzanan tarihsellik içinde Kürt ulusal hareketinin seyrini irdeliyor. Güneş, Cumhuriyet’ten günümüze Kürt sorununun basit bir kronolojisini sunmak yerine Laclau’nun söylem analizi, kimlik çalışması ve radikal demokrasi tartışmaları üzerinden, Kürt hareketinin söylemlerinin, ideolojik ve örgütsel yapısı ve dönüşümü gibi sorunları ele alıyor ve günümüzde yoğunlaşan “barış ve siyasal uzlaşı” için bir durum değerlendirmesi yapıyor. Bence bu kitap hem Kürt sorununu derinliğine kavramanın olanaklarını sağlaması hem de günümüzde giriftleşen savaş-barış ilişkilerinin daha net bir resmini sunması açısından güncel ve önemli bir çalışma. Kitap bir bilgi aktarımından çok, sorunu düğüm noktaları etrafında anlatarak, memleketin en önemli siyasal gündem başlıklarından birisine daha sağlıklı yaklaşmanın aracını sunuyor.

Ne Çeviriyor? Sabri Gürses (Utku ÖZMAKAS)

Kısa bir süre önce İnsancıklar (Can Yayınları) ve Yeraltından Notlar’ı da (Notos Yayınevi) çevirerek Dostoyevski’nin ilk dönemine ait eserleri genel olarak tamamladım. Artık onu çok daha iyi tanıyorum. Hoş bir huzur içindeyim. Bu huzur duygusuyla iki dilli bir kitap çeviriyorum: Vasili Grossman’ın savaş yazılarını tarihçi Antony Beevor şerhler düşerek derlemiş, Grossman’ın diğer eserlerini yayımlayan Can Yayınları için yapıyorum bu kitabı. Altı çizilecek bir sürü satır var Grossman’da, bazen Türkiye’nin yaşamaması gerekenleri anlatıyormuş gibi geliyor, sık sık tanıdıklarımla paylaşıyorum. Bulgakov’un Stanislavski tiyatrosunu anlattığı romanı yayıma hazırlanıyor, Everest Yayınları için ayrıca İlya Boyaşov adlı yeni bir yazarı çeviriyorum, bir kedinin Balkan seyahatini anlatıyor. Bir de Ocak ayında, Dedalus Yayınevi tarafından Maceraperest Turan Sözlüğü adlı deneysel, çizgiroman formatındaki romanım yayımlanıyor.

Ne Çeviriyor? Ferit Burak Aydar (Utku ÖZMAKAS)

Şu an Agora Kitaplığı’na Lenin Külliyatı’nın 20. kitabı olan Bolşevikler Devrime Gidiyor’u hazırlayıp çeviriyorum. Lenin’in 1917’de Şubat’tan Ekim’e kadar kaleme aldığı yazılardan oluşan 1917 Yazıları’nın da 3. kitabı. Bu seri Lenin’e dair iki harcıâlem algıyı çürütür nitelikte. “Hep en radikal tutumu alan, uzlaşma nedir bilmeyen biri” şeklinde düşman kadar dosttan da rağbet görmüş bir Lenin anlayışı var; Gramsci bile bundan kurtulamamış. Bu anlayışın tamamlayıcısı olan tahrifat ise Lenin’in ilke nedir bilmeyen, soğukkanlı bir pragmatist olduğunu iddia ediyor. Kitap bu çapraz ateşe güzel bir yanıt. Lenin’in “Bütün İktidar Sovyetlere” sloganına yaklaşımı, işçi sınıfının devrimde öncü rolü vurgusu, yurtseverliği mahkûm eden enternasyonalist duruşu, diğer sosyalist partilerle ilişkisi, devrim anlayışı, silahlı devrim-barışçıl devrim diyalektiğini kavrayışı gibi başlıklardan hareketle Lenin’i ve dünya tarihindeki ilk (büyük) sosyalist devrimin nasıl gerçekleştiğini görmemizi sağlıyor.