Sözcükler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sözcükler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SÖZCÜKLER Dergisi 42. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Kırk ikinci sayısıyla takipçileriyle buluşan Sözcükler bu sayısında çağdaş edebiyatın iki büyük adını buluşturan bir yazıyla başlıyor: Mukadder Özgeç’in ses kayıt cihazıyla kaydettiği ve yazıya döküp dergiye yolladığı Tahsin Yücel’in Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Öyküleri üstüne bir konuşma. Tanpınar’ın “Yaz Yağmuru”, “Abdullah Efendinin Rüyaları” gibi eserlerinin yanı sıra bir çok öyküsüne de değinen ve eleştiri dünyasında Tanpınar’ın hakkının yeterince verilmediğini belirten Yücel’e ait söyleşi Ahmet Hamdi Tanpınar’ı yeniden keşfetme imkanı sunuyor bize.

Derginin ilerleyen sayfalarında ise Emin Özdemir’in “şiir sanatının temel özelliklerine” değindiği “Sözcükleri Şiirseliğe Dönüştürmek”, Eray Canberk’in “Okuma Günlüğü”, Gürsel Korat’a ait Medya, kültür ve edebiyat ilişkilerini irdeleyen “Medya, Kültür ve Edebiyat” yazılarını yanı sıra Güzin Dino ile Nâzım odaklı bir söyleşi bulunuyor.

Sözcüklerin şiir bölümünde ise günümüz Alman şiirine yeni bir bakış açısı sağlamayı hedefleyen ve Almanya’da yayımlanan Das Gedicht (şiir) dergisinin editörlerinden Matthias Polityeki’nin yazısı ve şiir örneklerinin yanı sıra Cevat Çapan’dan “Dönmeyen”, James Merrill’den “Öte Dünyadan Sesler”, Yaşar Miraç’tan “Manzumeyi Hatice vü Mustafa” şiirleri dergide yer alıyor.

SÖZCÜKLER Dergisi 41. Sayı (Helin KÜÇÜK)

İki aylık edebiyat dergisi Sözcükler 41. sayısında öncelikle bu yıl için "Savaşsız, sömürüsüz bir dünya..." dilemiş okurlarına ve Ocak ayında 111.doğum yılı olan Nazım Hikmet'i sayfalarına taşımış. Hikmet'i, daha önce yayımlanmamış ve 12 Şubat 1962'de eşi Vera ile Asya Afrika Yazarlar Kongresi'ne katılmak üzere gittiği Kahire'de yazdığı "Mısır İzlenimleri" yazısı ile anan dergi bir diğer büyük şair Endülüslü José Manuel Caballero Bonald'ı ağırlıyor. İspanyolcanın en önemli edebiyat ödülü olan "Premio Cervantes" ödülünün 2012 yılında sahibi olan Bonald edebi kimliğini; " İsyankâr yazarların soyundan geliyorum ben, Gongora gibi geleneklere baş kaldırmış, edebiyata taze bir soluk getirmiş muhalif yazarların soyunda." diyerek tanımlıyor.

SÖZCÜKLER Dergisi 40. Sayı (Helin KÜÇÜK)



“Yaşanan kaos ortamının oluşturduğu değerler aşımına karşı edebiyatın değerlerini öne çıkarmak, yüceltmek” isteğiyle ve “saf, som bir edebiyatın soluklanma alanı olma” iddiasıyla çıkan Sözcükler 40. sayısında ölümlerinin 10.yılında Melih Cevdet Anday'ı ve Memed Fuat’ı, Ferid Edgü’nün “Melih Cevdet’in İlk Düzyazı Şiiri Üzerine” adlı denemesi ve 2000 yılından bu yana Memet Fuat Ödülleri ve Projeleri ile ilgili koordinasyonları sürdüren, Memet Fuat'ın son dönemlerinin yakın tanıklarından biri olan Yeşim Bilge'nin "Memet Fuat'ı Düşünürken" yazısı ile anıyor.

Edgü yazısında Anday'ın ilk düzyazı şiiri olan " Öğle Uykusundan Uyanırken" adlı eserini okuduğunda yaşadığı heyecanı anlatıyor. Önce küçük bir şaşkınlık ânı ile başlayıp okuduğu şeyin bir benzeri olmadığına kanâat getirdiği şiirin ilk mısraları şöyle: "Öğle uykusundan uyanırken deniz yükselirdi, bilirdim, hep gün o saatte yükselirdi. Kendimi büyümüş bulurdum. Birbiri arkasına uyanırdım. Koştuğumu anlamadan. Cilâlı taş ormanları içinden geçerdim. Düş, doğaya dönüşürdü. Yoksa hangi çiçek büyüyebilir ki!”