Mesele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mesele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mesele Derisi 78. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Mesele Kitap Dergisi’nin 78. Sayısının kapak konusu, yazar Ergin Yıldızoğlu ile yapılan, “Kürt Sorunun Çözümü, Demokrasi Kavramının Ötesine Geçmeli” başlıklı röportaj. Dergide ayrıca, yeni kaybettiğimiz Nail Satılgan’a dair E. Ahmet Tonak ile yapılan söyleşi, yine İlka Akkaya’yla, Kavafis şiirleri için Ari Çokana’yla ve “Teorik Bakış” dergisinin editörü Ali Akay’la yapılan söyleşiler, 15-16 Haziran direnişi, 1 Mayıs 2013 ve THY grevleri konusunda Şöhret Baltaş, Yunus Öztürk ve Bahadır Altan’ın yazıları, “Jîn” filmiyle ilgili Müslüm Yücel ve Volkan Aran’ın değerlendirmeleri yer alıyor.

MESELE Dergisi 74. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Kitap Dergisi Mesele 74. Sayısında, Yunus Öztürk’ün Zafer Aydın ile yaptığı “Şişecam işçisi, fiili ve meşru mücadeleyi hatırlattı!” söyleşisini manşeti olarak belirliliyor. Konuya dair diğer söyleşiler ise Şişecam İşçileri Mustafa Yüksel ve Barış Kılıç ile gerçekleştirilmiş.

Derginin bu sayısında yer alan en en çarpıcı yazı ise Şöhret Baltaş’a ait. Baltaş’ın “Üç Kadın ve Manik Toplum” yazsında, yazının konuklarından da biri olan Sylvia Plath’in Üç Kadın adlı oynundan da alıntıladığı gibi biri iki çocuk sahibi, biri hiç doğurmamış, biriyse doğurduğu evladından mahrum bırakılmış üç kadını, erkek dünyasında ki kapatıldıkları hastaneden dışarı çıkartıyor. Sylvia Plath, Nilgün Marmara ve Furuğ Ferruhzad…

MESELE Dergisi 71. Sayı (Helin KÜÇÜK)



Bu ayın “MESELE”si Yaşar Kemal.

2012 dünyası’nda ve elbette özel olarak Türkiyesinde Yaşar Kemal’in edebiyat dünyasına nasıl bir ışık tuttuğunu Hasan Turgut “Mübadeleden Çukurova’ya, Bu Topraklardan Yaşar Kemal Geçiyor” yazısıyla bize aktarıyor. Turgut, Yaşar Kemal’i ve edebiyata bakışını şöyle özetliyor: “Yaşar Kemal edebiyatı kendi duvarlarına hapseden bir yazar değildir; tam aksine, bütün mesaisi, üretimi bu duvarların yıkılmasına, yok olmasına adanmıştır”. Eserlerini okurken Yaşar Kemal’in bizde hissettirdiklerini Turgut yazısında şu şekilde belirtiyor:“Bu dünyadan geçerken kuşların, menekşelerin ve deniz kokusunu, dilini, görünümlerini zihinlerimize kazıyor. Bir dengbêjin, bir ozanın kıvraklığı, cesareti ve bilgeliğiyle.”