Ölümden Kurtulan Yapıttır (Şamil YILMAZ)

Eugène Ionesco, Fransız avangart tiyatrosunun en büyük isimlerinden biri. Aynı zamanda da absürt ya da “uyumsuz” tiyatronun kurucu isimlerinden. Hatta, Ionesco olmasa, akımın kendisini birebir karşılayacak bir isim dahi olmayabilirdi elimizde. Buradan bakıldığında, absürt demek, biraz da Ionesco demek. Diğer isimler daha çok kısmi biçimsel eğilimler, sınırlı tema ortaklıklarıyla akıma dahil edilseler de, Ionesco, kendi başına bütün bir absürdü...

Karnavalın Mizahı (Bulut YAVUZ)

Mizah denildiğinde, akla genel olarak modernizmle eşzamanlı olarak ortaya çıkan öznenin "öteki"ye karşı giriştiği değerden düşürme çabası gelir. Özne önce bir şeye yabancılaşır, sonra onu alay ederek ya da komik bir hale sokarak kendisini olumlar. Burada alay edilen nesneleşmiş ve alay eden ile bir karşıtlık ilişkisine girmiştir. Öznenin edimi onun yabancılaşmasını daha da derinleştirir. Karikatürler, politikacıların komik taklitleri, klişe cümlelerin...

Bergson’dan Bir Saygı Duruşu (Barışcan DEMİR)

Bilindiği gibi Aristoteles’in Poietika’sı aslında biri tragedyayı, diğeriyse komedyayı incelemeye adanmış olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktaydı. Aristoteles’in komedyayı ve onun etkilerini işlediği düşünülen Poietika’nın bahsi geçen bu ikinci bölümü, onun külliyatının Ortaçağı sağ olarak atlatamamış kısımlarındandır. Bergson’un Gülme isimli eserini, tarihsel bir kopukluğu onarmak için girişilmiş bir saygı duruşu olarak okumalıyız....