İsyanın Devrimci Bilgisi (Mustafa ÇEÇEN)

Ertuğrul Kürkçü, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi’ne (STMA, 1988) yazdığı makale ve maddeleri, İsyanın İzinde adlı kitapta bir araya getirdi. Bu çalışma, STMA’yı, yeni gelmiş devrimci kuşaklara yenilmiş devrimlerin bilgisini sunmak yanında, kapitalizme karşı hareketlerin kendi tarihleri olduğunu da hatırlatan bu büyük çabayı hatırlattığı için önemli… Haziran Günleri, gösterdiği onca şey arasında bu anlamdaki bir isyan bilgisinin...

Dönüyordu (Tuğba GÜRBÜZ)

Time never dies. The circle is not round Alice Munro, hikâye anlatmayı eve benzetir. “Öykü, takip edilecek bir yol değildir. Bir eve benzer. İçine girip bir süre orada kalır, sevdiğiniz yere oturur, odaların ve koridorların bağlantılarını, dış dünyanın pencereden nasıl göründüğünü keşfedersiniz.” Aile Çay Bahçesi'ni bu duygularla okudum. “Öyle şeyler anlatırdım ki sana, tek kelimesi aklını başından alır,” dedim. İçimden. ...

Yeni Bir Okuma Deneyimi: Güneş Çavması (Ayten SÖNMEZ)

Kitabı elime ilk aldığımda 200 sayfalık romanlara “çok uzun” diye burun kıvıran öğrencilerimi anarak “bu kitabın hiç ama hiç okunma şansı yok” demiştim içimden ancak kitabı okuma sürecinde bu görüşüm tam tersi bir istikamette seyretti. Çünkü bu kitabın yeni kuşakların sevebileceği bir yalınlığı var. Senaryo tekniğini kullanan bu metin oldukça yalın bir şekilde insan ilişkilerine, ölüme ve hayata dair insan hikâyeleri sunuyor. Aslında yalınlığı...

Acı Bir Serüven Olarak Bireyselleşme (Aysel SAĞIR)

Birey olmak ya da bireyselleşme, bir insanın doğumuyla birlikte başlayan bir süreç. Ancak, nedir birey olmak? Kimlere birey deniliyor? Her insan aynı zamanda bir birey değil midir? Soruları çoğaltmak mümkün, zira birçok insan, birey olma sürecini tamamlayamadan, hatta bunun bile farkında olmadan yaşamın içinde debeleniyor. Birey olma, kişiyi tamamlayan ana benlik olarak onu yaşamının sonuna kadar takip eden bir zorunluluk. Aynı zamanda korunması...

Anlatılan Bizim Hikâyemizdir (Uğur DEMİRHANLI)

Memlekette iyi şeyler de oluyor. Mesela, son yıllarda hemen her kitapçıda kendi özerk raflarını dolduracak kadar çok sayıda popüler bilimsel kitabın yayınlanması gayet iyi bir şey. Alfa, Metis, İletişim, Aylak Yayınları bu alanda hatırı sayılır sayıda eseri okuyucuya sunuyorlar; Richard Dawkins’in kitaplarını basan Kuzey Yayınları’nın da hakkını yemeyelim. Popüler bilimsel yayınları, hem de kamu eliyle yayınlayıp, anlaşılmaz gelen birçok konunun...

İnanılmaza İnanmak: İnanışların Evrimsel Kökenleri (Aysu UYGUR)

Kabilenizle savanayı keşfe çıktınız (Doğru, her gün yaptığınız bir şey değil). Bir nehir kenarına geldiniz, karşıya geçmeniz lazım. Hep beraber nehre mi atlarsınız yoksa hep beraber bir sal mı yapmaya başlarız? Bundan yüzbinlerce yıl önce ilk insanlar sal yapmayı seçti ve muhtemelen bugün dünya üzerindeki konumumuzu bu tercihe borçluyuz. Sal yapmak, ateş yakmak, yemeklerin taşınabileceği kaplar örmek veya balta yontmak, kısacası, alet yapabilme...

Gerçeğin Büyüsü (B. Duygu ÖZPOLAT)

Gerçek nedir? Peki ya herhangi bir şeyin varolduğunu nasıl biliyoruz? Çok satan popüler bilim kitaplarının tanıdık ismi Richard Dawkins İngiltere’de Eylül 2011’de yayımladığı “Magic of Reality” kitabıyla gerçeklik kavramını farklı yönlerden ele alıyor ve bilimin, doğada gözlemlediğimiz olayları nasıl bir yöntemle inceleyerek gerçeği açıkladığını anlatıyor. Kitap Türkiye’de Kuzey Yayınları’ndan 2012 yılının Ocak ayında “Gerçeğin Büyüsü” ismiyle...

Fiziğin Başlıca Konularını Onun En Parlak Öğretmeninden Dinleyin (Alp SİPAHİGİL)

Yirminci yüzyılın en önemli fizikçilerinden Richard Feynman 1961–1963 yılları arasında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde dönemin alışılmış fiziğe giriş müfredatından oldukça farklı bir dizi ders verdi. Feynman’ın tasarladığı dersteki temel hedefi öğrencilerin ilgisini Einstein’ın görelilik kuramı ve kuantum mekaniği gibi fiziğin güncel ve heyecan verici konularına çekebilmekti. “Altı Kolay Parça” bu derslerden en kolay anlaşılır olanları genel...

Çek Ordan Bir Kuantum Üstü Az Bilim, Yanına Bol Laf Salatası (Kerem KAYNAR)

Shakespeare’in Caesar’ında Antonius şöyle seslenir Caesar’ın cenaze namazına gelenlere: “Dostlar, Romalılar, vatandaşlar, beni dinleyin: Ben Sezar'ı gömmeye geldim, övmeye değil.” Benim bu yazıdaki niyetimse Türkiye’deki popüler bilim yayıncılığını ne övmek ne de gömmek. Bu yazının amacı bir fotoğraf çekmek ve popüler bilim yayıncılığının durumunu ve bizim gibi ülkeler için önemini ortaya koymak. Öncelikle Sezarın hakkını Sezara verelim, ülkemizdeki...