Yeni Keşifler Peşinde (Ebru AKKAŞ)

Kuyruklu Yıldız Geliyor, Finlandiyalı yazar Tove Jansson’ın okuduğum ilk kitabı. Jansson, Kuyruklu Yıldız Geliyor’un kahramanı Mumi kitaplarını hem yazıp hem de resimlemiş. Vakit geçirdiği Finlandiya Körfezi’nde gördükleri ilham kaynağı olmuş onun için. Mumiş’in babası nehrin üzerine köprü inşa edince Snif ile beraber Mumiş yeni yerler keşfetmeye çıkarlar. İlk önce yakınlarındaki ormanda bir geziye başlarlar. Düzenledikleri ilk sefer hiç de fena...

Kara Ütopyanın İçinde de Mutlu Olunabilir! (Ezgi BERK)

“Bir ülke vardı ki orada yaşayan insanlar neredeyse hiç konuşmazlardı. Bu büyük sözcük fabrikasının ülkesidir. Bu garip ülkede sözcükleri satın almak ve söyleyebilmek için yutmak gerekir.” Kırmızı zemin üzerine bir kız çocuğunun bir erkek çocuğu öptüğü sevimli bir kapağı olan kitabı açtığımda önce uçuşan harfler, sonra da bu cümlelerle karşılaştım. Parmağımı bu sayfaya koydum ve kitabı kapatıp böyle bir ülke hayal ettim. Birbirine kızıp kötü sözler...

Ailelerin ulaşabildiği yerlerde bırakınız (Erdi İNCE)

“Cin Ali” ve “Ayşegül” serisinden sonra “Çalıkuşu”, “9. Hariciye Koğuşu”, “Sinekli Bakkal” gibi kitaplara, tabiri caizse “bodoslama” atlayarak harcanan ilkgençlik yıllarımız, bu eserlere alternatif olarak ortaya çıkan “gençler nasıl yaşamalı/davranmalı” tarzı kitaplarla iyice heba olmuştu. E haliyle, o yıllarımızda aklımıza çullanan olanca soru, sorgulama ve arayışın içinden de tek başımıza çıkmamız gerekiyordu. Zira tabudur ülkemizde hâlâ, örneğin,...

İçerde Yazmak (Mahmut YAMALAK)

İçerde yazmak, elinizde başka bir araç kalmamışsa bir savunma aracıdır. Varlığını, değerlerini savunma aracı. Bu, yazmanın başlı başına bir iddia olduğunu gösterir. Henüz anlatılamayan bir gerçekliği dile getirme, açıklama iddiası, bireyin arayışlarını deşifre etme, paylaşma istemidir. Mekândan kaynaklanan imkânsızlıklar içerideki yazarı kamçılayan bir durumdur. Yoksunluklar anlatım tekniğinin öne çıkmasına yol açıyor, zayıflık gibi...

Edebiyat ve Hapishanesi (Sami ÖZBİL)

Hapishanelerdeki edebi verimin bugünkü üreticilerinin büyük çoğunluğunu 1970’lerin ikinci yarısında doğan, 80’lerde çocuk olan, 90’ların başında hızla sol sosyalist harekete katılırken o sırada metal yorgunluğu sonucu dağılan sosyalist/ sosyalizan sistemin ideolojik- psikolojik enkazından etkilenmeden sokaklarda olmayı/ kalmayı önceleyen ve elbette hızla hapsedilenler oluşturuyor. ‘70-‘80 devrimci yükseliş döneminde devrimcilerin “denizi” milyonlarca...

Soruşturma: Türkiye'nin Edebiyat Serüveninde Cezaevi Edebiyatı Sizin İçin Neyi İfade Ediyor?

Özcan Karabulut Hapishaneler, kendimizle ve hayatla en yakıcı biçimde hesaplaştığımız yerlerdir. Bu hesaplaşmaya hapishanede yaşadıklarımız da dahildir. Dahası, en yoğun okumalardan birinin buralarda yapıldığı düşünülürse, hesaplaşmalarımıza okuma uğraşının da eşlik ettiğini söyleyebiliriz. Şöyle bir şey galiba: Her türlü görev ve sorumluluğumuzun içinde, ötesinde düşünüyor ve sorgulamaya başlıyoruz. İnsanı ve hayatı farklı boyutlarıyla kavrıyor,...

Tene Cezadan Tine Ezaya Hapishanelerin Evrimi (Adil OKAY)

Mayıs 2013’te dünyanın en ağır mahpuslarından Tahir Canan, Hasan Gülbahar ve Muzaffer Öztürk tahliye edildiler. “Ben çıkana kadar büyüme e mi…” adlı son kitabımda, 12 Eylül’den beri zindanda olan bu mahpuslara da yer vermiştim. Milletvekili Hüseyin Aygün de mecliste 4. Yargı paketi görüşülürken kitabımı referans göstermişti. Sonuçta pakete bir yama yapılarak bu tutsaklara tahliye yolu açıldı. 2013 Aralık ayında ise, İHD’nin “Hapishanelerde neler...

“Cezaevi edebiyatı”: Sorunlu bir kavram (Sibel ÖZ ve Ayşegül TÖZEREN)

Cezaevi edebiyatı kavramı ne zamandır kullanılıyor, ilk kim kullanmış gibi sorulara yanıt vermemizi sağlayacak veriler, tıpkı hapishanelerde yaşanan pek çok insan hikayesi gibi kayıp. Özellikle 80’li yıllarda darbe sonrası yaşanan kitlesel tutuklamalarla birlikte, içerinin dışarıyla iletişimi yasakken, insanlar yine de küçük tütün kağıtlarına şiirler, öyküler, basın açıklamaları yazarak görüşçülerine ulaştırdılar ve dışarıya seslerini duyurmaya...

Kilimanjaro kadar yüksek: Ernest Hemingway (Ali YILDIZ)

Amerikan ve dünya yazınının en tanınan yazarlarından olan Ernest Hemingway’in “Kilimanjaro’nun Karları” isimli eseri, yeni baskısıyla okurlarının karşısında. Sadık Aslankara’nın önsözüyle yayınlanan kitap on öyküden oluşuyor. Salt ulaştığı yazım biçeminin ustalığıyla değil, kişiliğiyle de öne çıkmış bir yazar Hemingway. Muhalif olmak, sözde kalmayıp eyleme dönüşmelidir ona göre. 1936 yılında General Franco, seçimle iktidara gelen Halk Cephesi’ni...

Borges'in Düş Evinde (Berna ÖZPINAR)

Gide günlüğünde, Watteville adındaki bir bayanın gerçek ozanların ayakyoluna gitmediğine inandığını, yazmıştı. Bu şüphesiz ozanlara tanrısal varlık gözüyle bakmanın sonucudur. Sanata duyulan ilgi ve merak, bunun yaratıcısının kim olduğuna da yönelir. Bu arayışta, sanatçının eserlerinin yanında, onun ete kemiğe bürünmüş halini anlatan anı, anlatı ve mektupların önemli bir işlevi vardır. Fakat nasıl ki, eserleriyle tanıdığımız sanatçıyla karşılaşmak...

Umudun Doğurduğu Maraz (Semih ÖZTÜRK)

Yazar Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılına Dünya Ağrısı ile yeni bir satır başı açıyor. İnsanları çevreleyen acılardan, utançlardan, iç sıkıntılarından, unutulmaya çalışılan dar zamanlardan söz ediyor. Basık dünya hayatına adeta sondajla giriyor ve romana misafir olan her okuyucuya hikâyenin doğduğu kasabadaki otelde bir oda veriyor. Mürşit’in otelinde… Suları akmayan, odaları ısınmayan, döşemeleri dökülen…Romanın taşıdığı hikâye, serin duvar...