Yazının ve Tarihin Bilinci (Yalçın YALÇINKAYA)

Semih Gümüş, çağcıl ve yenilikçi eleştirinin ilksel-örneksel üretimleri arasında kabul gören Yazının ve Tarihin Bilinci adlı yapıtında, Adalet Ağaoğlu’nun oldukça önemsenen romanı Romantik-Bir Viyana Yazı’nı eleştirici-izleyici-ilişkilendirici olarak incelemektedir. Bir anlatı üstüne kendi örgüleriyle yeni bir anlatı oluşturan Yazının ve Tarihin Bilinci, yaratım dünyasının etkileyici izlemselliğinde müthiş bir okuma keyfi sunuyor, okura. Gümüş’e...

“Müşterek Kaderin Ortak Reddi” (Andaç YAZLI)

Geçen sene bu zamanlar, kamusal ve siyasal alana dair tüm ön kabullerimizi büyük ölçüde yeniden sorunsallaştıran ya da modern çağın yerleşik mücadele biçim ve yöntemlerini aşındıran yeni bir oluşun içinde buluverdik kendimizi. Oluş dememdeki kasıt, en basit haliyle, kendisini bir şekliyle Gezi direnişi olarak sunan bir sürecin içinde yer edinen bedenlerin sürekli olarak dönüştükleri/ genişleyerek çoğullaşan yaşam pratiklerinin sahici özneleri haline...

Servas Gezegeninde Bir Küçük Prens (Züleyha ÇELİK ATEŞ)

“ Her köşede ayrı bir grup çocuk bir büyük eşliğinde bir şeyler yapıyordu. Bir kısmı oyun oynuyor, bir kısmı şarkı söylüyor, diğerleri resim yapıyor ya da etrafı temizliyordu. Prens uzun zamandır bu kadar büyük bir kalabalığı, bu kadar uyum içerisinde görmemişti. Oyun oynayanlar rekabet ederek değil de birlikte düşünmenin, destek olmanın tadına vararak eğleniyor; resim yapanlar kurdukları düşleri ortaya koymanın hazzıyla yaratıcılıklarını harmanlıyor...

Venüs’ün Işığında… (Özge SOYLU)

İlk kitabı Hanene Ay Doğacak  (1993) adlı kitabından bu yana takip ettiğim Şebnem İşigüzel’in son romanı  Venüs’te Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerini görmüş bir ailenin gizli tarihini yazıyor. Okur olarak çoğu zaman bir kitabın konusu kadar yazarının o konuyu nasıl ele aldığını da merak ederiz. Yazarını tanıyorsanız yani daha önce birkaç kitabını okuduysanız konuyu nasıl bir bakış açısıyla ele aldığını az çok tahmin edersiniz. Venüs...

Demokrasi Nefretinin Sendromları (Kansu YILDIRIM)

Demokrasiden nefret edilmeli mi? Yahut başka türlü formüle ederek soralım: Nefret edilecek bir şey varsa o da demokrasi midir? Bu sorulara verilecek yanıtlar, toplumsal konumlara ve siyasal aidiyetlere göre değişiklikler gösterebilir. Ne var ki,  pek çok yanıt olmasına karşılık sorunun ve de onu çerçeveleyen sorunsalın merkezinde demokrasinin temel parametreleri sabittir diyebiliriz. Bir muhafazakâr, bir liberter, bir cemaatçi, bir kapitalist,...

Davetsiz Misafir (Sacide ALKAR DOSTER)

Evinizi hiç tanımadığınız biriyle paylaşır mıydınız? Sadece gidecek yeri olmadığını bildiğiniz, muhtaç biriyle mesela. Modern dünya insanı bencilliğin sonsuz denizine soyunalı çok olmuştur. Var olmanın eşiti sayılan gelişkin mülkiyet anlayışımız “evet’in” yolunu çoktan kapatmış gibidir. Nagazaki deyince okurun zihnine ilk yansıyan; Amerika Birleşik Devletleri’nin II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Japonya’nın Nagazaki şehrine attığı atom bombası...

Daha Fazla Kâr İçin (Barış Gençer BAYKAN)

Benzin istasyonlarında “kurşunsuz” vurgusunu sıkça duyduk ama üzerinde hiç durmadık. Normalde benzinin kurşunlu olduğunu ve benzin tedarikçilerinin bizim iyiliğimizi için benzini kurşundan arındırdıklarını düşünebiliriz. Oysa gerçek tam tersi. Benzinde kurşun yok ve 90 yıl önce General Motors, Du Pont, bugün Exxon olarak bilinen Standard Oil- New Jersey son derece zararlı olan bu maddeyi benzine katmaya başlıyorlar. Otomobil egzozundan çıkan kurşun...

Jako Olayı (Emre ŞOLT)

Jako Olayı, gelecekte bir zamanda veya bugünün az da olsa manipüle edilmiş bir versiyonunda geçiyor. Yaşlı Dünya’nın dilinden okuyoruz Aşkın’ın yaşamını fakat yaşamının sadece bir bölümünü. Kitap bittiğinde Aşkın’ın yaşamı da -yazarın anlatımıyla- belki de başlıyor. Ana karakterimiz Aşkın’ın omzuna konan bir papağanla başlıyor tüm olaylar. Fakat Bengi ülkede hiçbir hayvan başıboş dolaşamaz, her şeyin bir sahibi vardır. Jako’nun gelişi bir tesadüf...

İdeal Kahraman Değil Çelişkisiyle İnsan (Neşe AKSOY)

Irmak Zileli’nin ikinci romanı Gözlerini Kaçırma, ilk sayfalarında “talihsiz” bir olayın ardından başkahramanı Didem’in hem toplumsal hem de bireysel bir mücadeleye hazırlandığını düşündürüyor okuruna. Fakat roman ilerledikçe, Didem’in dünyasında bunun daha farklı bir mücadele anlamına geldiğini görüyoruz. Öyle ki, Didem açısından babasız bir çocuk doğurmak, durumun toplumsal aykırılığından ve onun iç dünyasında yarattığı annelik ve kadınlık duyguları...

O Gülü Kalbimize Gömdük (Hasan TURHAN)

“Anneme de ki, ben doğduğumda sevindi. Ben öldüğümde de eminim ki çok üzülecek ama sonumun ne olacağı belli değil, kendini her türlü sona hazırlasın.” Maraş'ta işkencede öldürülen devrimci öğretmen Ali Ekber Yürek'in annesine iletilmesini istediği sözlerdi bunlar. Kim bilir belki de sonunu öngörmüştü. Ama bütün bunlar dünyayı daha yaşanılabilir bir yer yapmak içindi. Ne de olsa kolay değildi erken ölmek.Şükran Lılek Yılmaz'ın Dersim Yayınları'ndan...

Rüyalar Rengârenk Bir Karanlıktır (Cezmi ERSÖZ)

Bireyin kendi gerçekliğiyle yüzleşmesinin çetrefilliğini belki de imkânsızlığını anlatan bir eser genç yazar Cem Kertiş’in ilk romanı olan ‘Yüzümdeki Sen’, ama üçüncü kitabı. İlk kitabından beri zevkle okuduğum bu genç yazarı öykü ve şiirleriyle tanımıştım. Her iki türde de oldukça başarılı bulduğum Cem Kertiş’in yeni kitabı Yüzümdeki Sen’i kısa sürede okudum. Her ürünüyle kendini aşan bir yazar olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.  Özellikle...

Demokratik Çözüm İçin Modern Siyasal Özerklik (Bülent ÖZÇELİK)

Türkiye’de Kürt sorunu çerçevesindeki gelişmeler yeniden çatışmalı bir döneme sahne olurken, sorunun demokratik çözümüne yönelik tartışmalarda önemli bir düşünsel zemin sunacak bir metin Türkçeye çevrildi. Thomas Benedikter’in Modern Özerklik Sistemleri/Dünya Özerklik Örnekleri (Nika Yayınevi, Haziran 2014) kitabı, içeriği bakımından Türkiye’de yürütülecek tartışmalarda önemli bir açığa kapatacak nitelikte. Uzun yıllar, insan hakları, azınlık...

Kikulacho Kimo Nguoni Mwako (Doğuş SARPKAYA)

“Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu.” Jomo Kenyatta. Afrika, uzun sömürgecilik dönemi sona erdikten sonra unutulmaya yüz tutan bir kıta oldu. Yüzyıllar boyunca hem işgücü hem de hammadde deposu olarak görülen, kapitalizmin ilk dönemlerinde vahşice uygulamalarla...

Kırkıncı Yılında Kırk Yedi’liler (Başak BAYSALLI)

12 Mart’ın öncesini ve sonrasını ele alan, 1947 doğumlu genç kuşağın 12 Mart muhtırasında yaşadıklarına odaklanan, Füruzan’ın Kırk Yedi’liler adlı romanı bu yıl kırk yaşında. 1974 yılında yayımlanan, 1975’te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü alan kitabın zamana meydan okuyarak kalıcılığı yakalayabilmesi, bugün de ilgiyle okunabilmesi Türkçe edebiyatta sık rastlanan bir durum değildir. Hızlı tüketim çağının etkisindeki ülkemizde bir kitabın yazılışından...

Demokrat Parti: Tarihi ve İdeolojisiyle Yeniden (Gökhan ATILGAN)

Demokrat Parti, AKP liderleri ve ona bağlı entelijansiyanın sıkça sahiplenici gönderme yaptığı bir parti. Sebepsiz yere değil. Mitleştirilmiş anlatıları şöyle bir şey: DP, Türkiye’yi kalkınma yolunda şaha kaldırıp demokratik atılımlara öncülük ederken sürekli çelmelenmiş, bua rağmen dik durmayı bilince, arkadan itilerek düşürülmüş bir parti. AKP de Türkiye’yi, cumhuriyetin 100. ve Malazgirt’in 1000. yıldönümlerine demokrasi ve kalkınmada dünyanın...