Serçeler Bir Araya Gelince (Funda DEMİR)

Yaz resmi olarak biteli bir ay kadar olsa da, memleketimizin her an her şey değişebilir imajına uyum göstererek bayram tatilinin bitmesini bekledi gelmek için sonbahar… Mevsim dönümleri en güzel size onu hatırlatan şeylere rastladıkça oluyor… Okullar açılıyor, geceleri bir serinlik, uzun kollular neredeydi telaşı, manav tezgâhından göz kırpan mandalina ve yolları saran sarı yapraklar. Hoş geldin sonbahar. Yaz anılarımızda güzellik biriktiremez...

Aşk ve Ölüm Hakkında (Aysel SAĞIR)

“Nereden başlasam? Şimdi başımda kaynaşıveren tüm düşünceler şimdinin ürünü; saati, dakikası, tarihi yok. Dünkü bir olay benim için bin yıl önce yaşanmış bir olaydan daha eski ve etkisiz olabilir…” Aşk, yaşam, ölüm… insanlık için bir düğüm noktası olurken, çuvallaması da buralarda başlıyor. Her insanın buralarda açılan çukurların içine istemese de düştüğünü inkar edebilir miyiz (?) Var olma ve ölüm arasında salınıp duran yaşamın içinden bazen çok...

'Çocuğun Okuma Özgürlüğü Kısıtlanıyor' (Mine Soysal ile Söyleşi: Kadir İNCESU)

İçinde bulunduğumuz yıl 20. yaşını kutlayan Günışığı Kitaplığı yalnızca yayımladığı kitaplarla değil; Gençler için Zeynep Cemali Öykü Yarışması, eğitimciler için Eğitimde Edebiyat Seminerleri, yayıncılık sektörü için uzmanlık konferansı (Zeynep Cemali Edebiyat Günü) ile de fark yaratıyorMüren Beykan, Mine Soysal ve Hande Demirtaş tarafından kurulan, Yayımladığı çocuk ve gençlik kitaplarıyla yayın dünyasında kendisine kısa zamanda kalıcı bir yer...

Tava Ekmeğinden Öyküler (Ayşegül TÖZEREN)

Ahmet Büke kıyısından birbirine teyellenmiş öykülerini yeni bir kitapta topladı: “İnsan Kendine de İyi Gelir” ya da Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi. “İzmir Postası’nın Adamları” isimli ilk öykü kitabıyla 2004’te tanıştığımız Büke’nin edebiyat serüveni bu tarihten daha öncesine dayanıyor. Serüvende yaklaşık on yıl önce tohumlarını attığı Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi’nin de yeri var. Büke o günleri ON8 Blog’ta şöyle anlatmış: “Mevzu eski. Bir...

Bahar, Adına Karşı! (Barış ÖZDEMİR)

“Dünyanın neresinde olursa olsun hangi anne, çocuklarından bahsederken gerçekleri temel alır?” (s. 38) cümlesi, Bahar’ın ölümüne odaklanmış ve ‘Bahar’ın romanı’ olarak tanımlanabilecek bu eseri, bir yandan da anne’nin dramı ekseninde kuruyor. Bahar’ın annesi Hüsniye üzerinden, hiçbir annenin duyarsız kalamayacağı bir dram barındırıyor “Bahar”!Sabine Adatepe’nin “Bahar” adlı romanında sosyal danışman İna, bir ‘ölüm’ün izini sürüyor: Almanya’da yaşayan...