Işığı Olmayan Bir Roman (Meltem GÜRLE)

30 Mayıs 1888’de, Aleksei Suvorin’e yazdığı bir mektupta, Anton Çehov şöyle der: “Gerçek sanatçı karakterlerine önyargı ile yaklaşmaktan kaçınmalı ve tarafsız bir izleyici olarak kalmaya gayret etmelidir.” Aynı sene kardeşine yazdığı bir başka mektupta, yazarlığın en önemli gereklerinden birinin şefkat duyabilme becerisi olduğunu söyleyecektir. Bununla karakterlerini anlayabilme yetisini, kim olurlarsa olsunlar onlardaki insani vasıfları görebilme...

Kader ya da Talih, Genet’nin Suç Dünyası (Dicle ÇOBAN)

Kader kelimesi olumlu ya da olumsuz olabilecek iki durumu da kapsayan bir kavram olmasına karşılık, genel itibari ile insanlar tarafından hep olumsuz anlamlarda kullanılmıştır. Tıpkı eleştiri kavramı gibi. Oysa talih kavramı, kader kelimesinin eş anlamlısı bile olmamasına karşılık, bu kelime ile eş tutulmuş, üstelik bu kelimenin olumlu hali olarak kullanılmıştır. Hırsızın Günlüğü’nde, Jean Genet’nin lirik söylemi ile bu iki kavram birbirine girer....

“Tina Modotti ha muerto” (Ahmet BÜKE)

Eğer iyi bir romancı olsaydım bu metne şöyle başlardım: “Hayatımda benimle ilgili ikinci telgraftı bu. İlkini babam ben doğduğumda Gördes PTT Müdürlüğü’nden Postacı Reşat marifetiyle kendine çektirmiş; “Bir oğlum oldu. Yaşarsa karakaşlı ve hüzünlü olacak. Doğmasaydı daha fena olurdu her şey ama…” Fakat ben alaylı bir öykücü olduğum için böyle yazmayacağım elbette. Zira öykücüler eski bir yalan üzerine kurmazlar metinlerini. Henüz söylenmemiş yalanlar...

"O kadar da yalnız değiliz" (Behçet Çelik'le Röportaj: Onur KOÇYİĞİT)

Sunuş yazısında edebiyat hakkında yazılar yazmanızın nedenini öğrenmek olarak tanımlıyorsunuz. Ne tür bir öğrenme eyleminden bahsediyorsunuz?  Bu gibi yazıları yazmaya başladığım zamanlar Yazılı Günler isminde bir dergi çıkarıyorduk. Dergi hazırlarken, yazı yazmak da gerekir, bilirsin. Orada güncel edebiyatın yanı sıra, değeri bilinmemiş yazarları yeniden gündeme getirmeyi de amaçlıyorduk. Böylesi yazarlar hakkında yazmaya çalışırken yazmanın...

Toplum, Kültür, Kültürün Ötekisi ve “Sınıf” (Bora ERDAĞI)

İkibinli yılların ilk on yılı tamamlanır tamamlanmaz, sınıf kavramı yeniden dillere dolanmaya başladı. Sınıf kavramı üzerinden analiz yapanlar kavramın geri dönüşüne ve popülerliğine bir noktaya kadar şaşırmadı, ancak bir noktadan sonra kafaları karışmaya başladı. Çünkü bu geri dönüşle analizleri ve kavramsal yaklaşımları doğrulanıyor olmasına rağmen, tutarlı bir pratik nitelik, bilinç ortada henüz yoktu. Bir başka moda ifade ile, ortada olan Lacancı...

Son Moda Postmodern Saçmalar (Can SEMERCİOĞLU)

1996 yılında bilim dünyası Alan Sokal’in makalesiyle şaşkınlığa uğradı. Sokal, dönemin prestijli dergisi Social Text’te yayınladığı makalesinde hiçbir postmodern yazarın cesaret bile edemediği fikirleri ortaya attı. Tıpkı cemiyet hayatında olduğu gibi farklı bir yaşam ve kültürel algısına sahip bu insan grubunun içinde yer edinmesi için oldukça titiz ve özenli bir kurgu yapması gerekiyordu Sokal’in. Sokal “Sınırları Çiğnemek: Kuantum Yerçekiminin...

Hölderlin ve Tragedya (Ersin ÇELİK)

Erken Dönem Alman Romantikleri’nde Antik Yunan’a bir dönüş çabası vardır. Devlet-birey, özne-nesne karşıtlıklarının olmadığı, mutlu birliğin sağlanmış olduğu bu döneme özlem Hölderlin’in Şiir ve Tragedya Kuramı adlı kitabındaki görüşlerinde irdelenmiştir. Yaşadığı dönemde önemsenmeyen hatta küçümsenen Hölderlin’e ait bu metinler, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir bütün haline getirilip incelenmiştir. Örneğin “Yargı ve Varlık” başlıklı...

Yeniden Sina Akyol (Onur AKYIL)

Çok zaman sonra ‘geri dönmek’, aslında ‘atlanmış bir şey var belki de’ demenin zaman zaman olumlu, zaman zaman olumsuz sonuçlar doğuran yöntemlerinden biri. Bu noktada söz konusu Sina Akyol olunca daha bir ayrıntılı düşünmek gerekiyor gibi. Şiirimizde uzun zaman birçok şeyi tek başına taşıyıp; alıp dili kırıp, büküp, sonra olduğu gibi yerine / değerine bırakabilmek önemsenmesi gereken bir ayrıntı; bu da şiirimizde Sina Akyol’un sırtlandığı bir...

"Avcıydım Ceylan Öldüm" (Yalçın HAFÇI)

“İyi bir film, sıradan kısımları çıkarılmış yaşamdır,” diyor Hitchcock. Bence şiir için daha geçerli bir tanım. Hatta şiir, sıradan olanı da sıradışı kılan bir şey. O yüzden nesir cümlelerinden çok, kafamıza iki çekiç darbesiyle çakılıvermiş şiirlerin dizeleri kalır aklımızda. Bütün büyük öykücülerin aslında başarısızlığa uğramış şairler olduğu tespitini unutmamak gerek. Bu kadim coğrafyada da tarihin asıl tutanakçısı şiir olmuştur. Günümüzde...

Çocuk Olmak Zor Zanaat! (Funda DEMİR)

Herkes bulunduğu yer ve zamandan şikayet eder bazen. Çoğu zaman geçip giden günler daha güzeldir. Başlangıçlar ise heyecan dolu! Günler akıp giderken bizler de özlediğimiz ve umut ettiğimiz günlerin hayaliyle büyürüz işte. Şikayet etmeden, sadece özlem duyarak... Özlemek sevmekten değil miydi? Öyle öğrenmemiş miydik? Seviyoruz yaşamayı... İnadına seviyoruz. Kimileri nefreti büyüttükçe biz insanlığı büyütüyoruz. Bizden olmayanı hor görmek hatta...

Seçme Dünya Masalları Serisi

Masal, geçmişle günümüz arasında karşılıklılık içeren akışkan bir bağ kurar. Geçmişin ölü dünyası, şimdiki zamanı müphem bir iyimserlik ve inanmışlık duygusuyla besleyip canlandıracaktır. Geçmişi şimdinin içine yerleştirmek ve şimdiyi her şeyin ve tüm zamanların merkezi yapmak... Bu olgu, anonim ve uzakta olanı bugüne dahil eder. Bugünü ise hali hazırda yaşayan bizlerden ve bugünü kuran dilden uzaklaştırarak anonimleştirir. Kendisi de bir masal...

Ektiğim Tohumdan Dinozor Çıktı

Gününü bahçede suyla oyunlar oynayarak geçirmeyi hayal eden Baybars, elinde bahçe malzemeleri ve tohum poşetleriyle yanına gelen annesi yüzünden hayal dünyasından çıkmıştı. Ya da kendisi çıktığını zannediyodu. Annesiyle birlikte tüm gün toprağı kazan, tohumları eken onları sulayan Baybars sabah karşılaştığı manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi: Vahşi bir orman, ormanda gezinen dinozorlar. Yoksa Baybars’ın ektiği tohumlardan dinozorlar mı...

Şeker Portakalı

Sadece çocuklar için değil her yaştan okuyucu için bir klasik haline gelen Şeker Portakalı belki de bir çoğumuzun çocukluk kahramanı olan Zeze’nin gözünden aile, sevgi, güven gibi yaşamı biçimlendiren temel kurum ve değerlerin anlatıyor. Sorunlarla boğuşan ilgisiz bir ailenin günlük yaşamına dair çocuk bakışını benzersiz bir biçimde aktaran eser, Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyor. Yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında çocukların...

Babaannem Kime Benziyor?

Anlatım dili ve sıcacık muhteşem çizimleriyle her kitabıyla çocukların hayal dünyasına yeni bir kapı açan Feridun Oral yepyeni kitabında Ali’yi anlatıyor. Ali Babaannesi’ni, hayvanları ve resim yapmayı çok seviyor. Babaannesi ona hayvan taklitleri yaparak masallar anlatıyor ve Ali düşünmeye başlıyor: Babaannem en çok hangi hayvana benziyor? Yapı Kredi Doğan Kardeş Kitaplığı, Yazan – Resimleyen: Feridun Or...

İletişim'den 30. Yıl Kitabı: Afişe Çıkmak (Utku ÖZMAKAS)

12 Eylül 1980 askeri darbesinden üç sene sonra kurulan İletişim Yayınları otuzuncu yılını özel bir kitapla kutluyor: Yılmaz Aysan’ın Afişe Çıkmak’ı. 1998’den bu yana, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dersler veren Yılmaz Aysan’ın aşkla yürüttüğü bir belgeleme çalışmasına dayanan Afişe Çıkmak, ‘60’ların, ‘70’lerin “aura”sını gözler önüne seriyor. O dönemin genç insanlarının anlatma, müdahale etme, ses çıkarma, bir şeyler yapma,...

İsmet Kür vefat etti (Utku ÖZMAKAS)

Şair ve öğretmen Halide Nusret Zorlutuna’nın kardeşi ve ünlü yazar Pınar Kür’ün annesi olan İsmet Kür vefat etti. Pınar Kür annesinin vefat nedeninin yaşlılık olduğunu, Eylül ayında geçirdiği beyin enfarktüsünden beri yatalak olduğunu ve ileri yaşı sebebiyle iyileşemediğini belirtti.29 Eylül 1916’da İstanbul’da doğan İsmet Kür, öğretmenliğin yanı sıra inceleme, araştırma, öykü, şiir, roman, anı, radyo ve tiyatro oyunları yazdı. İsmet Kür’ün “Anılarla...

Dedektif Kayankaya öksüz kaldı (Sanem YARDIMCI)

Dedektif Kayankaya karakterinin yaratıcısı, polisiye ve tiyatro oyunu yazarı Jakob Arjouni kırk sekiz yaşında hayatını kaybetti. Can Yayınları’ndan Türkçede üç kitabı yayınlanan Arjouni, kendisine mahlas olarak Fas kökenli ilk eşinin soyadını seçmişti. Dedektif Kayankaya serisinin ilk kitabı “İyi ki Doğdun Türk” 1986 yılında yayınlandı, 1991’de Dorris Dörrie tarafından filme çekildi, Dilek Zaptçıoğlu’nun çevirisiyle 1993’te Türkiyeli okura sunuldu....

Yayıncılığa Giriş (Utku ÖZMAKAS)

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde Türkiye Yayıncılar Birliği’nin desteğiyle 10 Kasım 2012–5 Ocak 2013 tarihleri arasında, Türkiye’de ilk kez düzenlenen Yayıncılığa Giriş Sertifika Programı’na katılanlar sertifikalarını aldı.Yayıncılık sektörüne yeni başlayanlar için yayınevlerindeki bölümlerin ve bu bölümlerin birlikte çalışma biçimlerinin anlatıldığı derslerde, her hafta sektörün önde gelen isimleri konuşmacı olarak deneyimlerini...

“İ-ka-se-ve” (Utku ÖZMAKAS)

İKSV, kuruluş aşamasından kırkıncı yılını kutladığı 2012 yılının sonuna kadarki tarihini anlatan “i-ka-se-ve: 370 Kişi İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40 Yılını Anlatıyor” isimli bir kitap yayımladı. Kurumun kırk yıllık tarihine tanık 370 kişinin gördükleri, duydukları, yaşadıkları ve hatırladıklarından yola çıkılarak kurgulanan “i-ka-se-ve”, 1973 yılında İstanbul Festivali’ni düzenlemek üzere yola çıkan ve bugün farklı disiplinlerdeki kapsamlı...

Ne Çeviriyor? Barış Yıldırım (Utku ÖZMAKAS)

Şu anda Dipnot Yayınları için Cengiz Güneş’in Essex Üniversitesi’nde hazırladığı doktora çalışmasını çeviriyorum. İngiltere’de Routledge Yayınları tarafından “Kurdish National Movement in Turkey: From Protest to Resistance” başlığıyla kitaplaştırılan tez, 1960’tan günümüze uzanan tarihsellik içinde Kürt ulusal hareketinin seyrini irdeliyor. Güneş, Cumhuriyet’ten günümüze Kürt sorununun basit bir kronolojisini sunmak yerine Laclau’nun söylem analizi,...

DUVAR Dergisi 6. Sayı (Helin KÜÇÜK)

İki aylık Edebiyat Dergisi Duvar 6. Sayısında okuyucularını Yiğit Yavuz’un çevirisini yaptığı Nicholas Wroe’ye ait “John Berger: Yazmaya adanmış bir ömür” yazısı ile selamlıyor. Zapatistalara, Türkiye’de siyasi baskı yaşayan halklara, Filistin halkının yaşadığı zorluklara karşı verdiği mücadeleye yazı ve çizimleriyle destek vermiş olan Berger geçen aylarda çıkan Bento’nun Çizim Defteri adlı kitabını şöyle anlatıyor: “ Dünyaya bakışımızla ilgili...

ÜMÜŞ EYLÜL Dergisi 6. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Tekirdağ, 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nden Hasan Şahingöz’ün hazırladığı Ümiş Eylül, 2. Yılında 6. Sayısı ile okurlarını selamlıyor. Dergi Türkiye’nin dört bir yanında ki cezaevlerinden gelen yazı ve şiirleri yazanların el yazılarıyla sunuyor okurlarına. Bu sayıda Ceyhan, M Tipi Kapalı Cezaevi'nden Doğan Uzunyol “Annem ağladı, Ben ağladım…” yazısıyla, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden Cemal Bozkurt kendi çizimiyle gönderdiği Cemal Süreya'nın “İnsan...

DEĞİRMEN Dergisi 33-34. Sayılar (Helin KÜÇÜK)

Edebiyat ve Düşünce Dergisi Değirmen 33-34/Eylül-Aralık sayısından dosya konusunu Rüyalar olarak belirlemiş ve çıkış noktlarını bizleri selamlarken şu şekilde özetlemiş: “ Modern zaman öncesi tüm insanlığın bilgi kaynağı olarak rüya kavramı ve onun etrafında oluşan kurumsallaşmayı; tarihe şahitliğimizin bir gereği olarak bu sayının dosya konusu yaptık.”Dosya konusu kapsamında Mehmet Özdemir’in “Ölümsüz Rüya” ve İsmail Karakurt’un “Rüya Tabiri”...

SARNIÇ ÖYKÜ Dergisi 6. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Sarnıç Öykü 6. sayısında odağına, David Vann’ın Bir İntihar Efsanesi adlı kitabını alıyor. “Odak Kitap” bölümünde Tülin Er’in David Vann ile gerçekleştirdiği geniş sohbetin yanı sıra Fadime Uslu, Esra Birkan ve Tom Bissell’in inceleme yazılarını bulacaksınız. Sarnıç Öykü çağdaş dünya öykücülerinden Joseph Monninger, Shabbir Banoobhai ve John Biguenet’in öykülerine yer veriyor.Dergideki birbirinden değerli diğer öyküler ise Başar Başarır, Aziz...

LACİVERT Dergisi 49. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Öykü ve şiir dergisi Lacivert 49. Sayısında iki söyleşiye yer veriyor. İlki, Özgür Soylu’nun Kubilay Aktulum ile gerçeleştirdiği Metinlerarasılık üzerine. Aktulum çok fazla bilinmeyen Metinlerarasılığı şöyle tanımlıyor röportajında “ kabaca iki ya da daha çok metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimi olarak anlaşılmalıdır”. Bir diğer söyleşi ise Funda Bayraktar tarafından Yüzünden Bir Yer, Sandık Lekesi romanlarının yazarı...

Türkçede İletişim Kitapları (Burak ÖZÇETİN)

Gücünden ve etkisinden bir an bile şüphe duymadığımız, sıkça pek çok toplumsal ve siyasal derdin sorumluluğunu üzerine attığımız bir şey kitle iletişim araçları. Sadece Türkiye’ye özgü değil tabii medyaya verilen bu önem. Bilgi teknolojilerinde yaşanan dönüşümle birlikte, gitgide artan bir oranda hayatımızın her alanına nüfuz eden bir süreçten bahsediyoruz. Tabii bir de son zamanlarda dillerden düşmeyen, “geleneksel” medyaya eklenen, dillerden...

Küreselleşme, Medya Toplum (Didem ÇABUK)

Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Erdal Dağtaş tarafından derlenen “Küreselleşme, Medya, Toplum”, kültür alanına eleştirel perspektiften yaklaşan kapsamlı bir çalışma sunmaktadır. Kitapta yer alan çalışmalar reklamlar, televizyon haberleri, magazin haberleri, televizyon dizileri gibi geleneksel medya metinlerinin yanında sosyal medya ve mekân üzerine yapılan çözümlemelerden oluşuyor. Dağtaş’ın derlemesi üç genel tema çevresinde toplamış:...