Yalnızlığın Romanı (Selçuk BAYMAZ)

“Nalan,” dedim. “Kan izlerini nasıl silmiştin?” Yalnızlık, modern zamanlarda hayatımızın her bir köşesine sinmiş bir monolog. Üstümüze başımıza kiri pası bulaşmış, tıpkı her gün tozu alındıkça tekrar tozlanmaya mahkûm olan televizyonun ekranı, salonun köşesinde duran sehpaların üstü ve konsollar gibi; sıyrılmaya çalıştıkça, gelip bizi bulan, kurtulamadığımız bir girdap. İşte, Mihman kitabını okuduktan sonra bana ilk hissettirdiği, çoğu zaman...