Kapitalizmin Kısa Tarihi (Nuriye BİLİCİ)

Fransız tarihçi Fernand Braudel bizde daha çok kısaca ‘Akdeniz’ olarak bilinen ‘İkinci Philippe Dönemi’nde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası’ isimli eseriyle tanınır. Fransa ordusunda subayken Naziler tarafından tutuklanarak götürüldüğü kampta 1940-45 yılları arasında neredeyse hiç kaynak kullanmadan yazdığı bu eserin bizde bu kadar tanınmasının sebebi, 16. yüzyılda İspanya ve Osmanlı İmparatorluğu arasında İnebahtı Deniz Savaşı’yla sona eren mücadeleyi...

“Marx’ın kriz teorisi, sınıf mücadelesi teorisidir” (Metin Özuğurlu ile Söyleşi: Ebubekir AYKUT)

Ebubekir AYKUT: Kapitalizmin “Altın Çağı”nın bitişinden beri her beş on yılda bir kriz yaşanıyor. Bu durum ister istemez Marx’ın kriz teorisini akla getiriyor. Marx’ın kriz teorisi hala geçerli mi? Yoksa Marx kapitalizmin kendini yenileyebilme kapasitesini ve karşı eğilimleri hafife mi aldı? Metin ÖZUĞURLU: Neoliberalizm, içinde yaşadığımız dünyayı, Marx’ın çözümlemelerine; hem yaslandığı önkabuller hem de öngörüler bakımından, daha uygun bir...

Tıp Sosyal Bir Bilimdir (Akif AKALIN)

Hekimlik dendiğinde akla Hipokrat gelir. Hipokrat tıbbı tanrıların tekelinden kurtarıp ölümlülerin hizmetine sunmak suretiyle tıpta ilk büyük devrimi gerçekleştirerek bu onuru fazlasıyla hak etmiştir. Fakat ondokuzuncu yüzyılın ortasında tıpta ikinci büyük devrimi gerçekleştiren Alman hekimleri pek azımız tanırız. Bunlardan Salomon Neumann 1847 yılında “tıp iliğine, kemiğine kadar bir sosyal bilimdir” diyerek geleneksel tıp ve hekimlik kavrayışını...

Çiçeksiz yollara çıkmasın kimse! (Funda DEMİR)

Düşünmeye ihtiyacı olan bütün çocuklar için; kuzenlerini, büyükannelerini, evdeki kalabalığı, her ailenin o kendine has kokusunu özleyen büyükler ve dünyanın nasıl bir yer olduğunu unutan herkes için yazılmış dokunaklı bir hikâye…Kumkurdu’nun yazarı Âsa Lind’in “Billiam ve Ben Düşünürken” isimli hikâyesi Bursa Çizim Atölyesi’ne katılan çocuklar tarafından resimlendirildi desem? Siz de benim kadar heyecanlanır mısınız? Nasıl mı oldu?Çocuk Hakları...

Kriz deyip geçmeyin, bu defa farklı! (Kurtar TANYILMAZ)

Dünya Sağlık Örgütü’nün bir araştırmasına göre depresyon, küresel bir sağlık sorunu. İnsanların depresyon altında olmalarının elbette psikolojik nedenleri vardır, ancak bir sorun küresel çapta yaygınlık kazanmışsa bu durumda toplumsal nedenleri göz ardı etmemek gerekir. Günümüz koşullarında bu toplumsal nedenlerin başında dünya ekonomisinin “sona ermeyen kriz”i geliyor. Kapitalizme yön veren ideologların yıllardır “bu kriz gelip geçici”, çoğu...

Dünya Krizi Derinleşirken Türkiye Ekonomisi (Ümit AKÇAY)

21. yüzyılın ilk büyük ekonomik krizi, 2008 yılında kapitalist sistemin merkezinde, ABD’de patlak verdi. Ekonomik büyüme oranlarındaki gelişime bakıldığında günümüzde dünya ekonomisinin krizin etkilerini atlatmaktan uzak olduğu, hatta 2013’teki gibi 2014’te de ekonomik büyüme temposunun azalmaya devam edebileceği görülüyor. Böyle bir konjonktürden Türkiye’nin etkilenmemesi olanaksızdır. Ancak bu etkinin boyutunu, Türkiye ekonomisinin yapısal dinamikleri ve mevcut devlet krizinin ne yönde gelişeceği belirleyecektir. Bu yazıda meselenin ekonomik...

24 Ocak Kararlarının Anatomisi (Kansu YILDIRIM)

James O’Connor gibi iktisatçılara göre krizler ve onları izleyen genişleme dönemleri kapitalizmin yeniden yapılanmasını sağlar. Çelişkilerle malul olan kapitalist üretim tarzı için krizler aynı zamanda sermaye birikiminin ve siyasetinin restorasyonu için birer “imkândır”. Pek çok ülkede yaşanmış krizlerin en önemlilerinden birisi, “finans hegemonyasına yol açan” ve neoliberalizmi tarih sahnesine çıkartan 1970’lerin sonundaki krizdir. 1977 krizi,...

Dönüm Noktası Olarak 2001 Finansal Krizi (Ebubekir AYKUT)

Kasım 2000’de emarelerini gösteren, Şubat 2001’de doruğuna ulaşan finansal krizin Türkiye’de iktisadi, siyasal ve toplumsal sonuçları oldu. Kriz sonrasında büyüme neredeyse durdu, ekonomi çöktü ve işsizlik yükseldi. Krizden çıkış amacıyla ülkenin yabancı sermayeye bağımlılığını arttıran reformlar eşliğinde 2002 sonrasında ekonomi büyüme trendine girdi. Bu süreçte esnaf kesimi krizin sorumlusu olarak gördüğü Uluslararası Para Fonu (IMF) karşı büyük...

“Şiir arınmayı, duyarlık olarak büyümeyi getiriyor insana” (Duygu Kankaytsın ile Söyleşi: Yusuf ALPER)

Hayatçağıran Duygu Kankaytsın’ın (1987) ilk şiir kitabı. Hayatı bütünüyle kucaklama çabasında; ama kadın özneden yana bir yoğunluk da var şiirlerin içeriğinde. Kendisiyle şiiri konuştuk. Yusuf Alper: Sevgili Duygu, kitabına Hayatçağıran adını koyduğuna göre, Türk şiirinin hayatla bağlarını koparmasına yönelik eleştirilerin, itirazların olmalı… Duygu Kankaytsın: Dertlerin var diyorsunuz aslında. Evet, itiraz önemsediğim bir dil hayatın...

Hegel: Baba ve "Katilleri" (Bora ERDAĞI)

Çoğumuzun hayatında hakkında o ya da bu şekilde bir şeyler bildiği, belirli bir kanaat eşliğinde konumumuzu açık ettiğimiz insanlar vardır. Bu konumlanmanın entelektüel faaliyette de hiç kuşkusuz bir yansıması, karşılığı bulunmaktadır. Sıradan bir insan için konumlanma ölçüsünü ebeveynleri ya da kendisini patolojik/travmatik olarak ilişkilendirdiği birileri oluştururken, bir entelektüel için ölçüyü, çözmek istediği sorunsalın kavramsal hazinesini...

İsyanın Devrimci Bilgisi (Mustafa ÇEÇEN)

Ertuğrul Kürkçü, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi’ne (STMA, 1988) yazdığı makale ve maddeleri, İsyanın İzinde adlı kitapta bir araya getirdi. Bu çalışma, STMA’yı, yeni gelmiş devrimci kuşaklara yenilmiş devrimlerin bilgisini sunmak yanında, kapitalizme karşı hareketlerin kendi tarihleri olduğunu da hatırlatan bu büyük çabayı hatırlattığı için önemli… Haziran Günleri, gösterdiği onca şey arasında bu anlamdaki bir isyan bilgisinin...

Dönüyordu (Tuğba GÜRBÜZ)

Time never dies. The circle is not round Alice Munro, hikâye anlatmayı eve benzetir. “Öykü, takip edilecek bir yol değildir. Bir eve benzer. İçine girip bir süre orada kalır, sevdiğiniz yere oturur, odaların ve koridorların bağlantılarını, dış dünyanın pencereden nasıl göründüğünü keşfedersiniz.” Aile Çay Bahçesi'ni bu duygularla okudum. “Öyle şeyler anlatırdım ki sana, tek kelimesi aklını başından alır,” dedim. İçimden. ...

Yeni Bir Okuma Deneyimi: Güneş Çavması (Ayten SÖNMEZ)

Kitabı elime ilk aldığımda 200 sayfalık romanlara “çok uzun” diye burun kıvıran öğrencilerimi anarak “bu kitabın hiç ama hiç okunma şansı yok” demiştim içimden ancak kitabı okuma sürecinde bu görüşüm tam tersi bir istikamette seyretti. Çünkü bu kitabın yeni kuşakların sevebileceği bir yalınlığı var. Senaryo tekniğini kullanan bu metin oldukça yalın bir şekilde insan ilişkilerine, ölüme ve hayata dair insan hikâyeleri sunuyor. Aslında yalınlığı...

Acı Bir Serüven Olarak Bireyselleşme (Aysel SAĞIR)

Birey olmak ya da bireyselleşme, bir insanın doğumuyla birlikte başlayan bir süreç. Ancak, nedir birey olmak? Kimlere birey deniliyor? Her insan aynı zamanda bir birey değil midir? Soruları çoğaltmak mümkün, zira birçok insan, birey olma sürecini tamamlayamadan, hatta bunun bile farkında olmadan yaşamın içinde debeleniyor. Birey olma, kişiyi tamamlayan ana benlik olarak onu yaşamının sonuna kadar takip eden bir zorunluluk. Aynı zamanda korunması...