Ankara'nın Kayıp Kahramanları (Duygu TANIŞ ZAFEROĞLU)

Yıl: 1916. Mekân: Ankara... Herkesçe bilinen ama kimsenin dile getir(e)mediği, Ermeni ve Rumların yaşadığı mahalleleri hedef alan Büyük Ankara Yangını’yla başlıyor Levent Cantek, belki de hikayelerinden en vurucusuna. 1916 Yangını kapalı bir kutu, dile getirilmeyen, çoğu zaman görmezden gelinen çünkü/ve kabul edilmek istenmeyen ortak günahlarımızdan biri. Berat Pekmezci'nin çizgileriyle hayat bulan bu hikayeyle açılışı yapan dumAnkara: Hayat Bir...

Ümitvar Şehrinin Sakinleri (Levent CANTEK)

Asaf Hanuka yakın dönemin başarılı ilüstratörlerinden biri. Çalışmalarına global dünyanın önemli dergilerinde sıkça rastlayabiliyorsunuz. Tomer isimli aynı işi yapan bir ikiz kardeşi var. Bilirsiniz, ikizlerin ismi karıştırılır, hangi hangisiydi esprisi yapılır. Asaf ve Tomer'in çizgileri de birbirine benziyor. Ne çizdiklerini merak ettiğim için en azından ben bu karışıklıktan şikâyetçi değilim. Yumuşak renkler seçiyor, foto realistik bir detaycılıkla...

Okurluğun Dikenli Yolları (Onur KOÇYİĞİT)

Modern toplumlarda, okur-yazar olmak önemli bir ölçüttür. En azından sistem ve bileşenlerinin bize “ol” dediği durumlardan birisidir. Mesele, okuma ve yazma pratiğinin “nasıl” şekilleneceği yönünde fikir yürütülen bir tartışma konusu haline geldiğinde, başka birçok problemi de beraberinde getirir. Okuma-yazma pratiği nasıl yapılacaktır? Yöntemleri nelerdir? Yöntem aramak/yaratmak gerekli midir? Okunması gerekenler skalası nasıl yaratılmıştır? Klasikler...

Kapital’i Sahnelemek (Kansu YILDIRIM)

Fredric Jameson’ın Kapital’i Sahnelemek kitabını, Kapital’i inceleyen, betimleyen, Kapital’e ilişkin birincil ve ikincil tartışmaları yürüten diğer kitaplardan ayıran en önemli iki özelliği şöyle izah edebiliriz: Birincisi, Jameson’ın ekonomik düzeye gömülü kalmadan, Marx’ın siyasal iktisada dair kavramsallaştırmalarını felsefi düzeyde ele alması; ikincisi, Jameson’ın nevi şahsına münhasır dili ve yorumları. İlaveten belirtmek gerekir ki, Jameson,...

İlaç Değil Zehir (Yalçın HAFÇI)

Lise yıllarımda gecenin geç saatlerine kadar kitap okurdum. Toy bir çocuktum ve benim için okumadığım her kitap yaşanmamış bir hayat demekti. Annem, tehlikeli şeyler okuduğumu düşünerek, bazen odamın kapısından başını uzatarak kaygılı bakışlarla uyumamı söylerdi. Tamam, derdim ama kitabı da elimden bırakamazdım. Yine öyle bir anda, Malroux’nun şöyle bir cümlesini okumuş ve nefesim kesilmişti: “Yaşamak istemediğim bir hayat için ölüyorum”. İyi kitaplar...

Ekmeğin Şarkısı (Nurçin İLERİ)

Ekmekle ilgili deyimler, atasözleri, şiirler, hikâyeler birçok dilde olduğu gibi Türkçede de oldukça yaygındır. “Ekmek kapısı”, “ekmek kavgası”, “ekmeğinden olmak”, “ekmek aslanın ağzında”, “ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur” gibi ifadeler, gündelik yaşamımıza içkin ve insanın yaşam kalım savaşının ekmekle ilişkisini açıklıyor sanki. Daha önce YKY’den Akdeniz’in Kitabı (1999) ve Öteki Venedik (2007) adlı kitapları yayımlanan Bosna-Hersek’li...

Gecikmiş Bir Yaz (Onur AKYIL)

İncinme Halleri, Neslihan Yalman’ın ilk şiir kitabı olarak Kanguru Yayınları tarafından Şubat 2013’te yayımlandı. Gecikmiş bir yaz gibi duruyor aslında, yayımlanan onca şiir kitabı arasında İncinme Halleri. Aranmamış bir dil var kitapta, olumlu anlamda kaygısız bu dil. Rahat; yaşanmış, daha da önemlisi sonuna kadar anlaşılmış ‘haller’in dili. İnsan devrede; kadınlığın şeylerle olan ilişkisi dışarıdan bir okumayla kurulmuş çoğu zaman. Bu dışarıdan...

Özgürlüğe Kanat Çırpan Şiirler (Mehmet ÖZÇATALOĞLU)

Çocuklara yönelik şiir nasıl yazılır, çocuklara nasıl seslenilir, gösterircesine yazılmış bir kitap. Küçüklere şiir yazanlara yönelik bir ders kitabı adeta… Nerede okuduğumu, kim tarafından söylendiğini hatırlayamadığım alıntılar yapmışım defterime. Fakat söylemi Dağlarca’ya yakıştırdığım için onun olduğunu varsayıyorum. Şöyle diyor üstad: “Çocuk şiirler aracılığı ile aktif eleştiri yapabilme, önyargısız olabilmeyi başarma, duygu denetimi sağlayabilme,...

Sahibini Arayan Keman

Öğretmenlerinin önerisi üzerine sınıftaki tüm öğrenciler koleksiyonculuğa merak sarmıştır. Pul, peçete, eski para derken iş gazoz kapağı toplamaya kadar uzanır. Oysa Erkan’ın çok daha parlak bir fikri vardır: Kelebek koleksiyonu yapmak. Peki ama nasıl? Parklarda, bahçelerde uçuşan o canım kelebekleri yakalayabilmek öyle kolay mı ki? Birileri Erkan’ı bu hevesinden vazgeçirmeli. İyisi mi Erkan anı koleksiyoncusu olsun. Siz hiç böyle bir koleksiyoncu...

Altyazı Dergisi 127. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Altyazı Aylık Sinema Dergisi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Nisan sayısında İstanbul Film Festivali’ni çok geniş bir dosyayla mercek altına alıyor. Ulusal Yarışma’daki bütün filmlerin yönetmenleri filmlerini Altyazı okurlarına anlatırken, derginin festival rehberinde, Altyazı yazarlarının programdan seçtiği 45 yapımla ilgili değerlendirme yazıları bulunuyor. Derginin festival dosyasında ayrıca Olivier Assayas, Carlos Reygadas ve György Palfi gibi...

Ot Dergisi 2. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Ot Dergisi için tanımlar bol. Metin Üstündağ “ustalık eserim” diyor, “organik kültür-sanat dergisi” iddiasıyla çıkıyor ve sloganını “maksat yeşillik olsun” diye belirliyor. Ot Dergisi sanki bütün bu çoklu tanımların hakkını vermek ister gibi yeşilin her tonuna bu sayısında yer veriyor. İkinci sayılarını kendileri şöyle bildiriyor: “Orhan Pamuk'un kendi çizgileriyle, Emrah Serbes'in Şampiyon Otel hikâyesiyle, Taylan Biraderler sohbetiyle, Hakan...

Redaksiyon Dergisi 1. Sayı (Helin KÜÇÜK)

Refleks Dergisi ile başladıkları serüvenlerine Murathan Mungan’ın “çağ çöküyor, çığ düşüyor” sözleriyle virgül koyan, "Ve tarih yürümeye başladı" cümlesiyle ise kaldıklaı yerden devam eden REDAKSİYON ilk sayısı ile raflardaki yerini aldı. Redaksiyon’un ilk sayısında bizleri önce James Petras’ın Hugo Chavez’i mercek altına aldığı yazısı karşılıyor. Feride Tekeli’nin çevrisini yaptığı yazı da Petras, Chavez’i neden “….çağımızın insancıl ve çok yönlü...

En İyi Arkadaşım Bir Uzaylı

“Benim adım Defne. Kuzenim Burak ve ben çok heyecanlıyız. Çünkü uzaylılara mesaj gönderdik ve bizimle iletişim kurmalarını istedik.” Defne ve Burak’ın uzaylılarla eğlence dolu maceraları sizi uzayın derinliklerine sürükleyecek… Siz de Defne’yle Burak’ın uzay gemisiyle çıktıkları inanılmaz yolculuğa, uzaylılarla katıldıkları muhteşem dans partisine, heyecanın doruklarda olduğu yüzme yarışına ve uzayın derinliklerinde gerçekleştirdikleri kurtarma...

Mutlu Çocuklara Mutlu Masallar

Anne babalarımızın anlattığı masallar hiçbir zaman unutulmaz. Ne anlatılan, okunan masallar, ne de o masalların anlatıldığı o çok özel anlar… Hele de bu masalların her biri insanlığa, sevgiye ve paylaşmanın önemine dair mesajlar taşıyorsa. Nihan Taştekin, Mutlu Çocuklara Mutlu Masallar isimli ilk çocuk kitabında dünyanın çeşitli yerlerinden çeşitli masallar yeniden anlattı. Emine Bora birbirinden güzel resimlerle süsledi kitabı. Mutlu Çocuklara...

Evren-92: Element Bunu Yapabilir mi?

Dünyayı meydana getiren tüm elementler hususunda uygulamalı örneklerle çocukları bilgilendiren kitap, birbirinden renkli tasarımlar ile ayrıca onları eğlendirecek. Araba, yıldız, roket ve hamburgerin ortak noktaları nedir? gibi çocukların merak ettiği tüm sorulara cevap veren kitap, elementlere ilişkin çarpıcı açıklamaları ile adeta onlara rehberlik edecek.Elementlerin pek çok şeyi (aslında her şeyi) oluşturmak üzere nasıl bir araya geldiklerini...

Evrim ve Yaratılışçılık (Semir BEYAZ)

Evrim üzerine söylenecek çok söz var. Ancak Michael Shermer’ın “Evrim ve Yaratılışçılık” kitabında dökülen cümlelerin sebebi, evrimin, karmaşıklığının iki yüz yıl öncesinin bilimsel birikimle algılanmaya çalışılan, öznel ve felsefi anlamlar yüklenip kişisel yorumlarla süslenerek tartışılan ve nihayetinde anlamsızlaştırılan bir “bilim” olmasıyla ilgili. Shermer aynı zamanda, bu bilimsel alana uzak ama pozitif bilimin penceresini kendi içsel perdeleriyle...

İnsanın Yanlış Ölçümü (Ferhat KAYA)

Antropolog Michael Little bir söyleşisinde “Kendi bilim dalımın tarihi hakkında pek konuşmamayı tercih ederdim, çünkü çok mahcup olurdum ve utanırdım” der. Stephan Jay Gould’un İnsanın Yanlış Ölçümü (The Mismeasure of Man) başta antropolojinin ve daha sonra biyolojinin bu utanç verici yüzünü en çıplak hali ile gözler önüne serer. Kitap ilk olarak 1981 yılında Penguin Press, 1996 yılında bazı ekler ve düzeltiler ile Norton Press tarafından...

O tempora! O mores! (Çağhan KIZIL)

Çiçero, Eski Roma’da bir duruşmanın açılışındaki konuşmasında, dönemin değer yargılarından ve yozlaşmadan bahsederken şu sözleri kullanır: “O tempora, o mores! (Ey zamanlar, ey gelenekler!)” ve ekler: “Ne kadar kural ve düzen varsa, o kadar az adalet vardır”. Bu konuşma, etkileyici hatibin Roma imparatoruyla yakın bağını nasıl etkilemiştir bilinmez ancak kurallar ve zamanın ilişkisini, hatta zamanı sabitleyen status quo’ya karşı değişimin gerekliliğini...