Tarihyazımının Sarmalındaki “Tarih” (Gülçin AYITGU)

“Tarih“in ne olduğuna ve tarihsel gelişimin nasıl gerçekleştiğine ilişkin soru uzun yıllar boyunca “tarih nasıl yapılır?” şeklinde sorulmuştur, bugün ise bu sorunun “tarih nasıl yazılır?”a dönüştüğünü görmekteyiz. Bu soru zaman zaman failin içinde bulunduğu koşulları değiştirebilme gücüne ket vuruyor gibi görünse de aslında hala tarihin nasıl yapıldığını ve neyin tarihsel olup olmadığını sormaya devam etmekteyiz. Paul Veyne de Tarih Nasıl Yazılır?...

Tarih Öğretimi Kimin Hizmetinde? (Zerrin YILMAZ)

Kimliğimiz üzerine düşünmeyiz. Kimliğimiz üzerine düşündüğümüzde ya kimliğimizden dolayı ötekileştirilmişizdir ya da ötekiyle karşılaşmışızdır. Kierkegaard’ı hatırlatır biçimde birey, kimliğinden dolayı tekinsizliğe kapıldığında ya da kaygıya düştüğünde neliği üzerine düşünmeye başlar. Türkiye’de yaşayan bireyler için "kimlik problemleri" aslında çok tanıdıktır. Türkiye’de bireyler, birçok etiketlemeyle ve ötekileştirmeyle yaşar. Kimliği kategorize...

Kadınların Tarihi (Melike UZUN)

“Her zaman meçhul askerden daha meçhul birisi vardır.  Meçhul askerin karısı.” Komünist Manifesto’dan beri tarihsel bilgi üretiminin yalancı bir iktidar edimi olduğunun farkına varıldı.  Tarih generallerin ve kralların başarı ve başarısızlık hikâyelerinden değil, cephede savaşan erlerin, yapıya taş taşıyan kölelerin, kendilerini savaşa sürükleyenle, köleleştirenle mücadelesinden oluşuyordu.  Böylece er ve kölelerin hikâyeleri anlatılmaya...

“Bekleme Odası”: Tarih (Yasin KARAMAN)

Isadore Twersky, Harry Austryn Wolfson’un 1974’deki ölümünün ardından onun hakkında yayınladığı bir yazısında, bu ünlü felsefe tarihçisinin yorulmak bilmez çalışkanlığını ve mesleki titizliğini vurgulamak isterken, onun “modası geçmiş bir gaon”u andırdığını söyler. 7. ve 13. yüzyıllar arasında Talmud araştırmacılarına ilişkin dini ve toplumsal bir onurlandırma nişanesi olan gaon, İbranicede aşağı yukarı “hazret, üstat” anlamına gelir. Bu üstatlık...

Egemen Tarih Anlatısının Ötesinde (Ebubekir AYKUT)

Giambattista Vico, “Bizler ancak kendimizin neden olduğu ve kendimizin yaptığı şeyi nedensel, temelli ve doğru olarak bilebiliriz” şiarını dile getirdiğinde “Yeni Bilim”in doğuşunu müjdeliyordu; Tarih bilimi. Kendi yaşadığı dönemde metafizik tartışmalara boğulmuş doğa bilimlerinin yerine “doğrudan ve yetkin olarak tanıma” olanağına sahip olduğumuz toplum bilimine yönelmemiz gerektiğini öne süren Vico, tarih düşüncesini bu bilimin temeline yerleştirdi....

“Haklı Çıkarsam Çok Eğleneceğiz” (Aylin BALBOA ile Söyleşi: Doğuş SARPKAYA)

Edebiyat dünyası yeni bir yazarla tanışıyor şu günlerde: Aylin Balboa. Sıkı blog takipçileri ve nitelikli edebiyat avcıları uzun zamandır tanıyordu zaten kendisini. Oyuncul, komik ama aynı zamanda okuyucuyu ters köşeye yatıran üslubuyla kendi okuyucu kitlesini yaratmayı başarmıştı Balboa. Hayatı, acıları ya da gündelik olanın içine yerleşmiş klişeleri makaraya alırken, okuyucuyu  kendi içine bakması için kışkırtan Balboa’nın  ilk kitabı...

Seyfettin Efendi Tam Gaz Devam Ediyor! (Berk URALCAN)

Yayınlandığı günden itibaren Türk çizgi roman okurları arasında kayda değer bir takipçi kitlesi edinen Seyfettin Efendi, “Olağanüstü Maceralar” kapsamındaki ikinci macerası “Hayırsız Ada” ile bir kez daha okuyucularla buluşuyor. Seyfettin Efendi’nin yaratıcısı ve çizeri Devrim Kunter, bu hikâyede yazarlığı Cihan Türe ile paylaşmış. İki kişilik yazar takımı, daha önceki Seyfettin Efendi maceralarının doğasından fazla ayrılmayarak, bilim kurgu, fantastik,...

Şuh Cazibeli ve Seksi Bir Kitap (Tevfik KALKAN)

Geçtiğimiz ay Ayrıntı Yayınları’ndan, yayıncılık dünyasını zehir zemberek eleştiri yağmuruna tutan bir kitap yayımlandı: Okumadığınız İçin Teşekkürler. Hırvat yazar Dubravka Ugresiç, eski Yugoslavya’da doğmuş. Ülkesinin parçalanmasından duyduğu derin üzüntüye milliyetçilik ve savaş karşıtlığı nedeniyle üzerine yapıştırılan vatan haini etiketi de eklenince doğduğu toprakları terk ederek sürgün yazarlar kervanına katılmış.  Dünya trajik şakalardan...

Bu Bir Düşükler Defteridir (Kerem GÖRKEM)

“Beğeni sanatın her şeyidir, bizi daha kötü bir şey yazmaktan alıkoyar.” Edebiyat üzerine edilen beylik lafları işitmekten hep kaçındım. Bunların, yazma eylemiyle bir biçimde alakalı kim varsa, onlar için yok yere inşa edilmiş birer sur olduğunu düşündüm. Aslına bakarsanız hala öyle düşünüyorum. Sanki “büyük biraderler karşısında yazmak” biz eli kalem tutanları boş yakaladığı her anda köşeye sıkıştırmıyormuş gibi, bir de, “biz”e dâhil bilmişlerin...

Dönmek Mümkün mü Artık? (Funda DEMİR)

“Değnek adam ailesiyle birlikte ormanda mutlu bir yaşam sürüyordu. Bir sabah dışarı çıktı ve başına gelmeyen kalmadı…” Bir cümleyle kaç hikâye sığar bilemedim, sonra eylülün son akşamında oturdum dinledim yeniden hayatın bana fısıldadıklarını. O sabah madene erkenden inmişti, ondandır belki mesai bitmek bilmedi. Çaysızlık başını ağrıtırdı, yine başlamıştı işte. Yorgun kolları artık dinlenmek istedikçe, hadi daha iş bitmedi diye bağırıyordu birileri....

“Özgür Suriye” Ne Kadar “Özgür”? (Kansu YILDIRIM)

Bazılarının zannettiği gibi emperyalizm 19. veya 20. yüzyılda bir anlama sahip olup, 21. yüzyılda yerini küreselleşmeye bırakmış, modası geçmiş bir kavram değildir. Emperyalizm, Lenin’in ifadesiyle çürüyen ve asalak kapitalizm olarak “üstyapıya” da tekabül eder (Lenin, Mart 1919). Georges Labica’ya göre Lenin’in kullandığı “üstyapı” ifadesi emperyalizmin hem üretim sürecine hem burjuvazinin siyasal faaliyetlerine hem de devlet biçimine gönderme...