Göze Çarpanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göze Çarpanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Teori ve Pratik Üzerine: Bir Tartışma

Adorno ile Horkheimer 1956 baharında üç hafta boyunca bir tartışma yaptılar ve bu tartışmayı Komünist Manifesto’nun güncel bir versiyonunu üretme niyetiyle teybe kaydettiler. İki filozof eserlerinin teori-pratik ilişkisi, emek, boş zaman, tahakküm, özgürlük gibi temel temaları üzerine, tutarlılık ve temellendirme kaygısı gözetmeksizin siyasi dozu yüksek serbest doğaçlamalar yapıyorlar. Soğuk Savaş’ın gemi azıya aldığı bir dönemde Eleştirel Teori eleştirelliğini ne ölçüde koruyabilmişti? Siyaseten etkisizliğin içselleştirilmesi düşünceye nasıl bir etkide bulunur? Teorik mülahazalar düzeyinden reel siyasetin dolambaçlarına “indiklerinde”, yüksek teori kozasından çıktıklarında, iki düşünür, dünyanın gidişatı hakkında ne ölçüde anlamlı fikirler üretebiliyorlar?

Teori ve Pratik Üzerine: Bir Tartışma
Yazarlar: Theodor W. Adorno, Max Horkheimer
Çeviri: Orhan KILIÇ
Yayınevi: Dipnot Yayınları

Aleviler ‘Artık Burada’ Oturmuyor

Aleviler ‘artık burada’ oturmuyor; kapıları işaretlenmiş evlerini, katil zanlılarının önünde saygıya çağıran anıt-otellerinin isli duvarlarını, dede postunun yanında yer gösterilen düşmanlarını yüklenip ‘göçtüler.’ Ama göçerken ezberlerini de birlikte götürdüler. İktidar şebekesinden kendilerine yönelen tehdidi fark edenler, bu geleneksel ezberlere yaslanarak çaresizce direniş hatları inşa etmeye çalıştılar ama tehdit, hattın önünde değildi ki… Çoktandır hattın arkasından dolaşarak bir kuşatmaya dönüşmüştü bile. Bunu fark edemeyenler iktidarın Alevi Çalıştayı’nın başarısız olduğunu düşünmeye devam ediyorlar. Oysa bu kitap, sıra dışı üslubu ve yaklaşımıyla Alevi Çalıştayı’nın nasıl başarılı bir siyasal-dinsel mühendislik projesi olduğunu ve adım adım, sabırla hayata geçirildiğini gösteriyor.

Aleviler ‘Artık Burada’ Oturmuyor
Yazarlar: Pınar ECEVİTOĞLU, Ayhan YALÇINKAYA
Yayınevi: Dipnot Yayınları

Tarih Nasıl Yapılır?

“Tarih Nasıl Yapılır?” tarih disiplininin güncel bir sentezini ortaya koyuyor. Tarih yazımı, tarihin yöntemleri, sorunları ve araçsallaştırılması gibi epistemolojik boyutları irdelerken, Antikite’den Modern döneme uzanan geniş bir bakış açısı sunuyor. Hukuktan toplumsal cinsiyete, savaşlardan dinlere “tarih”in alanına girebilecek birçok başlığa değinirken, anlatımını güncel örneklerle güçlendiriyor. Alanında uzman dört tarihçi tarafından hazırlanan kitap, bilimsel kaynakları tanıtırken sınırlarına da işaret ederek, tarih eğitimi için bir kılavuz oluşturuyor.

TARİH NASIL YAPILIR?
Yazarlar: François Cadiou, Clarisse Coulomb, Anne Lemonde, Yves Santamaria
Çeviri: Devrim Çetinkasap
Yayınevi: İletişim Yayınları

İşime Hastalığına Tutulmuş Toplum

Otuz yılı aşkın bir süredir çalışmanın örgütlenmesinde esaslı bir dönüşüm yaşandı. Esneklik ilkesi ve ağ imgesi etrafında şekillenen yeni yönetim paradigması, risk iştahıyla ve müteşebbis ruhuyla sürekli beşeri sermayesini artıran bir işçi tipi oluşturmayı hedefliyor. Üstelik bu paradigma artık sadece işyerini ve çalışma yaşamını değil; benliğimizi, gündelik yaşamımızı ve toplumsal kurumları da biçimlendirmeye başladı. Fransa'nın saygın klinik sosyologlarından olan Vincent de Gaulejac, İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum’da “işletme ideolojisi” ve “yönetsel tahakküm” olarak kavramsallaştırdığı bu paradigmanın yarattığı bireysel ve toplumsal tahribatı ele alıyor.

İŞİTME HASTALIĞINA TUTULMUŞ TOPLUM
Yazar: Vincent de Gaulejac
Çeviri: Özge Erbek
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

İş Cinayetleri Almanağı 2012

İş Cinayetleri Almanağı 2012, iş cinayetlerine dikkat çekmek, her gün 3 ila 5 işçinin hayatını kaybetmesinin olağanlaşmasına engel olmak, artarak devam eden ölümlerin “kader” ya da “kaza” olmadığını aksine ihmal, denetimsizlik, taşeronlaşma ve daha fazla kâr elde etme hırsı nedeniyle, göz göre göre meydana gelen cinayetler olduğunu göstermek için hazırlandı. Yakınlarını kaybeden ailelerin çığlığı, adalet arayışı basında sadece duyarlı bazı kalemlerin köşelerinde yer bulabildi. Her ne kadar meslek odaları, sendikalar ve siyasi partilerin büyük bölümünün gündeminde yer almasa da her yıl hayatını kaybeden işçi sayısının, savaşlarda hayatını kaybeden insanların sayısından daha fazla olduğu bir gerçek.

İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI 2012
Yazar: Kolektif
Yayınevi: 1Umut Yayınları

Çapulcunun Gezi Rehberi

Çapulcunun Gezi Rehberi, daha önce hayal dahi edilemeyen ‘tek yürek’ olabilmenin öyküsü. Yani aslında, olmaz denileni olduran, zıt kutupları, farklı görüşleri aynı amaç uğruna yan yana getirebilen bir direnişin kahramanlarının öyküsü. Seslerini duyurmak için şiddeti değil, mizahı yöntem seçen ‘Occupygezi’ (direngezi) hareketi Faşinismus’uyla, TOMA’nın üst modeli POMA’sıyla, Ankara Tomalı (Tunalı) Hilmi Caddesi’yle, Everyday I’m Çapuling’iyle, Gazhane’siyle (Şişhane), Pomabahçe’siyle (Dolmabahçe), Gazılay’ıyla (Kızılay), Dövenpark’ıyla (Güvenpark) ile bu kitabın sayfaları arasında yer alıyor.

ÇAPULCUNUN GEZİ REHBERİ
Derleyen: Eylem AYDIN
Yayınevi: Hemen Kitap

Gezi Günlükleri

Gezi direnişinin hikâyesi farklı biçimlerde, farklı dillerde, farklı yönleriyle çok anlatılacak. Paylaşılacak o kadar çok şey var ki, paylaşmaya bile yetişemiyoruz. Sonuçta “anlatılan bizim hikâyemiz.” Her direniş bir uyanıştır. Şaşırtır, heyecanlandırır, mutlu eder ve zihin açar. Her direnişte kayıplar da olur. Üzer, öfkelendirir, biler. Kayıplara rağmen ve onların öfkesiyle, direniş gülümsetmeye devam eder. Kendi aklını, yaratıcılığını, kendi kültürünü şekillendirir. Son bir haftada çok şaşırdık, çok heyecanlandık, çok öfkelendik. En önemlisi de kendimize, insanımıza güvenimiz tazelendi, yaratıcılığımıza hayran kaldık.

GEZİ GÜNLÜKLERİ
Editör: Gamze Erbil
Yayınevi: Yazılama Yayınevi

İsyanın Sözü

Taksim Gezi Parkı'ndaki direnişin ateşlediği fitil “Türkiye’nin neredeyse her yerinde görülmemiş bir “isyana” yol açtı. “İsyan”, duvarları, kepenkleri, camları kirleten yazılarla söze geldi. En isyankâr ve en halktan yazılar, isyanın en saf “zamanlarında”, yani ilk 6 günde nakşedildi. Sonra kâğıtlara, kartonlara yazılmaya başlandı. Ama ilk 6 günde sadece boya ve sprey vardı, yazılamacılar zaten biraz sonra eyleme gidecekleri alanın yanı başındaki bir mekândaydılar. Formel aklın nüfuz edemediği “İsyan” kendi kendine aktı. Her gün büyüdü. Taksim bir yandan Çarşıya, Kızılay'a, Okmeydanı'na, Gazi'ye, Kennedy Caddesi'ne bir yandan da sokaklarda, balkonlarda tencere-tavaya, düdüğe dönüştü. 1-8 Haziran günlerindeki yazılamalar, nüfuz edilemeyen, kendi meşruluğunu yaşayan saf isyanın sözüydü.

İSYANIN SÖZÜ
Yazar: Kolektif Fotoğraf
Yayınevi: Epos Yayınları

MONOKL’dan Negri Kitapları


MONOKL’dan Negri Kitapları
Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’a gelerek bir sempozyuma katılan İtalyan filozof ve siyaset-bilimci Antonio Negri’nin farklı temalardaki üç ayrı kitabı MonoKL tarafından peş peşe yayınlandı.

Yazar: Antonio NegriYayınevi: MonoKL Yayınları

Sürgün: Yaşam, onu inşa etmediğimiz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir. Hapishanede de pekâlâ hapishanenin dışında olduğumuz kadar özgür olabiliriz. Yaşam, en azından işçilerin yaşamı, özgürlük anlamına gelmediği gibi, hapishane de özgürlükten yoksun olmak anlamına gelmiyor.
Porselen Yapımı: Öznelliğin politik inşasına (veya daha doğrusu politik öznellik üretimine, yani çokluk-yapmaya) karşılık düşen uzun güzergah bizim “fakirlik” dediğimiz bir paradokstan başlar. Fakirlik derken, fiziki ve maddi yoksunluğu, yani basitçe mahrumiyet durumunu değil, eksiklikleri ve mahrumiyetleri telafi etmek için ilişkiler ve işbirlikleri geliştirme ihtiyacında olma olgusunu kastediyoruz.
Sanat ve Çokluk: Mutlak içkinlik tarafından fethedilmiş bir dünyada sanat yapıtlarının var olmayı sürdürmesi nasıl mümkündür? Sanat yapıtlarında her zaman aşkın bir şey var gibi ama biliyoruz ki aşkınlık artık yok; Tanrı öldü.

Bauman Sosyolojisi

Yazarlarının farklı bakış açılarına rağmen bir bütünlük içinde Bauman sosyolojisinin ele aldığı konuları işleyen bu derleme, aynı zamanda Bauman hakkında Türkiye’de yazılan ilk kitap olma özelliği de taşıyor. Gerek Bauman’ın hâlâ verimli bir biçimde üretmeyi sürdürdüğü kendi eserlerinin gerek çokça örneği bulunan Bauman üzerine yazılmış kitapların Türkçe’ye kazandırılması, bu alanı zenginleştirecek ve sosyoloji biliminin yerini ve prestijini daha da yükseğe taşıyacaktır. Bu kitap, yazarlarının hemfikir olduğu bir düşünceler toplamından ziyade, birbirinden bağımsız ama birbirini bütünleyen tartışma metinlerinden oluşmaktadır.

Bauman Sosyolojisi
Derleyen: Zülküf KARA
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları 

Seçilmiş Metinler

Kendisi tarafından özenle seçilmiş çeşit­li mülakat ve sunumların derlemesinden oluşan bu kitapta Bourdieu, teorisini açımlıyor, fikri ve sosyal yörüngesini hatırlatıyor ve hangi kavramla ne demek istediğini, hangi noktaların yanlış anla­şıldığını titizlikle ortaya koyuyor. Bu kitap aslında bir davettir; Bourdieu ve teorisiyle bir diyaloga davettir. Kitaptaki metinlerin ekseriyetinde hissedilebilen sözlü sunumun dili, okurla yazar arasın­da samimi ve doğrudan bir ilişkinin ku­rulmasına imkân tanıyor ve argümanlara açıklık ve sadelik kazandırıyor. Aslında, kapsamlı ve derin bir teorinin, fiiliyatta­ki işleyişine tanıklığa çağırmaktadır bizi Bourdieu.

Seçilmiş Metinler
Yazar: Pierre BOURDIEU
Türkçe Söyleyen: Levent ÜNSALDI
Yayınevi: Heretik Yayıncılık 

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu

Marksizmi öğrenmek için öncelikle hangi eserlerden başlamalı? Doğru anlayıp yorumlamak için Marksist klasikleri nasıl okumalı? Merakla sorulan, daima tartışılan bir konudur bu. Ne soru yersizdir, ne de bu konuda yapılan tartışmalar. Zira Marksizm, hayatın tüm alanlarını kucaklayan, devrimci pratikle tamamlanan, sınırsız, çok yönlü, karmaşık bir zenginliktir. Bu devasa Marksizm edebiyatı içinde, okurların yollarını bulabilmesi kolay değildir. Türkiye’den ve dünyadan 20 önemli Marksistin katkıda bulunduğu Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu, bu soruları gündemine alan özgün bir çalışma olarak, her düzeyde Marksizm okuru için bir başucu kitabı olmayı hedefliyor.

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu
Yazar: Kolektif
Yayınevi: Yordam Kitap 

Olumsuzluk ve Devrim

Yayınevi: Otonom Yayıncılık Doğrudan Adorno hakkında yazılan bir kitap değilse de bu, Adorno ve onun özelinde Eleştirel Kuram'ı yeniden ve bir başka bağlamda güncelliyor. Adorno'nun “nefret” ettiği ve 1968 sonrasından başlayarak onu “akademik bir biblo”ya dönüştürmüş “kültür sanayi”nin “Adorno”sunu değil; ya da Amerikan üniversitelerinin “yazınsal” bir egzersize dönüştürdüğü “Adorno”yu da değil; tam “burada ve şimdi”, küresel “kapitalizm hapishanesi”ne karşı gezegenin her tarafında yükselen “hayır!” çığlıkları arasında yankılanan bir Adorno'yu güncelleştiriyor: bir “olumsuzluk” olarak Adorno.

Olumsuzluk ve Devrim
Derleme: John HOLLOWAY, Fernando MATAMOROS, Sergio TISCHLER
Çeviri: Kutlu TUNCA 

Foucault

Deleuze'ün Foucault'nun ölümünden iki yıl sonra yayımladığı bu kitap aslında bir yas çalışması değil, belki de bir düşünürün bir çağdaşı için yazdığı en kapsamlı değerlendirmelerdendir. Bu kitabın en çarpıcı yanlarından biri Foucault'nun felsefesine tam orta yerinden dalması ve ısrarla hep burada kalmasıdır. Bu çalışma, Deleuze'ün diğer tüm çalışmaları gibi, kendi rizomatik ve nomadik yaklaşımını ortaya koyan "ortadan başlamak" düşüncesinin ete kemiğe bürünmüş halidir ve bu anlamda ne bir Foucault'ya giriş ne de Foucault'dan çıkıştır. Foucault'yu açıklamaktan ziyade Foucault'nun felsefesini farklı şekillerde katlayarak neler yapılabileceğini gösterir.

Foucault
Yazar: Gilles DELEUZE
Çeviri: Emre KOYUNCU, Burcu YALIM
Yayınevi: Norgunk Yayınları 

Direnmenin Estetiği

Almanya’da politik tiyatronun bir altbaşlığı olarak alınabilecek “belgesel tiyatro”nun öncülerinden ve teorisyenlerinden biri olan Peter Weiss, Direnmenin Estetiği’nde, 1937-1944 yılları arasındaki anti-faşist direnişi ve bu direnişin içinde yer alan gerçek kişilerin öykülerini/yaşantılarını merkez alarak, isimsiz bir Ben Anlatıcı’nın (sınıf bilincine sahip aydın bir işçinin) bakış açısıyla, tarihi, Antik Yunan’dan bu yana sanat ve siyaset düzlemlerinde yeniden kuruyor.

Direnmenin Estetiği
Yazar: Peter WEISS
Çeviri: Çağlar TANYERİ ve Turgay KURULTAY
Yayınevi: İletişim Yayınları 

Asker Doğmayanlar


Gazeteci Pınar ÖĞÜNÇ, asker doğulan bir ülkede asker olmayı reddedenlerin hikayelerini kaleme aldı. İsimlerini sivil olarak askeri mahkemelerde yargılandıklarında, açlık grevi yaptıklarında ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdıkları davayı kazandıklarında duyduğumuz 14 vicdani retçinin hayatlarını kökten değiştiren kararları, devletin üzerlerinde kurduğu baskı ve meramları bu kitapta toplandı. Vicdani retçilerin bireysel hikâyeleri, militarizmin ülkenin kılcal damarlarında nasıl gezindiğine, bu temel insan hakkı mücadelesinin 1990’lı yıllardan itibaren tarihine de ışık tutuyor. Onlar anlattıklarıyla bir hakikati anımsatıyorlar; kimse asker doğmuyor.

Asker Doğmayanlar
Yazar: Pınar ÖĞÜNÇ
Yayınevi: Hrant Dink Vakfı Yayınları

Öteki, Düşman, Olay

Levinas, Schmitt ve Badiou… Duygu Türk, her biri çok çetrefil yazabilen bu üç düşünürün temel argümanlarını inanılmaz bir berraklıkla ve kendi özgün argümantasyon hattını oluşturup kendi meselesini kurarak anlatabilmeyi başarıyor. Etiğin “ilk felsefe” olduğunda ısrar eden “Öteki’nin filozofu” Levinas ile önceliği “siyasal”a veren ve bu kavramı da “dost-düşman” ayrımı üzerinden tanımlayan Carl Schmitt’in bu öncelikleri koruyabilmek adına girdikleri çıkmazlara işaret eden Türk, Badiou’nun “olay” kavramı etrafında geliştirdiği ontoloji sayesinde bu çıkmazlardan kurtulunabildiğini ileri sürüyor.

Öteki, Düşman, Olay
Yazar: Duygu TÜRK
Yayınevi: Metis Yayınevi

Sivil Toplumu Yönetmek

Bu kitap, devlet kuramına dönük önemli çalışmalarıyla uluslararası planda tanınan ve İngiltere’de Brunel Üniversitesi Siyaset ve Tarih bölümünde ders veren Marc Neocleous’un devlet kuramıyla ilgili en derinlikli çalışması olarak göze çarpıyor. Neocleous kitabında Hegel’i yeniden yorumlamakta; Gramsci’nin olumlu katkılarını eleştirel bir süzgeçten geçirmekte; Foucault, ve Althusser’e yönelik önemli eleştiriler yöneltmekte ve konuya ilişkin pek çok düşünürü ele alarak, onları yeniden anlamlı bir çerçeveye oturtmaktadır.

Sivil Toplumu Yönetmek
Yazar: Mark NEOCLEOUS
Çeviri: Bahadır AHISKA
Yayınevi: Nota Bene Yayınları

Hıristiyanlıktaki Ateizm

1968 yılında yayınlanan “Hıristiyanlıktaki Ateizm” Umut İlkesi’nin 3. cildinin yanında, Ernst Bloch’un din felsefesine en önemli katkısı olarak kabul edilmektedir. Marksist teori ile reel sosyalizm(ler) arasına kalın duvarların çekildiği geçen yüzyılın ortasında teoloji, özellikle Batı’dan başlayarak “ortada kalmış çocuğu”, “devrimi”, “kurtuluş teolojisi” içine almış, Marx ile İsa arasındaki “karşıtlık” yerini “dayanışmaya” bırakmıştır. Bloch’un özellikle Yahudilik ile Hıristiyanlık alanındaki derin bilgisi, onun Marksizminin fonunda kaynaşıp özgün, örneksiz bir eleştiri ve değerlendirmenin aracına dönüşür.

Hıristiyanlıktaki Ateizm
Yazar: Ernst BLOCH
Çeviri: Veysel ATAYMAN
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları


Son İnsan

Son İnsan, bugün sıradan sayılacak kadar yaygınlaşmış bir konuyu, insanlığın yok oluşunu ele alan ilk büyük romandır. Yazar, bir salgının batı dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin akıcı biçemiyle dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterler kısmen ya da tamamen Shelley’in çevresindeki kişilerden esinlenmiştir. Roman, yazarın kendi deyimiyle “seçkinler” diye adlandırdığı çevresini kaybetmekten duyduğu acıyı ve dünyanın anlamsızlığını, bireyin tarihi yönlendirme gücünden yoksun oluşunu da dile getirir.

Son İnsan
Yazar: Mary Shelley
Çeviren: Belkıs Korkmaz
Yayınevi: Can Yayınları